Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
10,000 ATP Ödüllü Soru: Geçmişi hatırlamak ve düşünmek insana özgü müdür, diğer canlılarda geçmişi düşünebilir mi? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Siz spini nasıl hayal ediyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
6.2K UP
Çeviren 16 saat önce 6 dk.

Uçaklar kalkış ve iniş sırasında ultra ince aerosol parçacıkları yayar. Paul Scherrer Enstitüsünden (PSI) araştırmacıların Zürih Havalimanı çevresinde yaptığı ölçümlerin gösterdiği üzere, bu parçacıkların bazıları makine yağı da içeriyor. Düşük kükürtlü yakıtlar bu sorunun çözümü olabilir.

Araştırmacılar, 2022 kışı ve 2024 yazında Zürih Havalimanı'nı çevreleyen bölgede hava kalitesi ölçümleri gerçekleştirdiler. Her biri birkaç hafta süren bu iki ölçüm serisinde ekip, havalimanının en yoğun pisti olan 28 numaralı pistin yaklaşık 1 kilometre rüzgaraltı yönündeki havadaki parçacıklı maddeleri yakalamak için özel ekipmanlar kullandı. Daha sonra, parçacık boyutu ve kimyasal bileşimi belirlemek için spektrometreler kullanarak bu maddeleri neredeyse gerçek zamanlı olarak, yani yakalandıktan hemen sonra analiz ettiler.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Elif Nur Ergüç
Elif Nur Ergüç
50.5K UP
İnceleyen8 7 saat önce
Antik uygarlıklardan beri varlığını sürdüren vampirler, geçmişin izlerinde mit ve folklorik canlılar olarak karşımıza çıkarken edebiyatın ve sinemanın da işin içine girmesiyle popüler kültürün vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir.
Babillerde; Lilitu, Lamashtu, Ekimmu gibi şeytani varlıklar vampir mitinin ilk kökenlerinden biridir. Lilitu, Lilith mitinin erken bir versiyonu olmakla beraber geceleri dışarı çıkıp genç erkek ve çocukları kanlarını ve yaşam enerjilerini emmesiyle bilinir. Lamashtu da benzer özellikler sergileyen bir şeytandır; tüm insanlara musallat olabilir, çocukların kanını içip onları hasta ettiğine inanılır. Ekimmu, ölülerin huzur bulamayan ruhları olarak bilinir; mezarlarından çıkarak yaşayanlara musallat olduğuna inanılır.
Antik Yunan ve Roma'da; Empusa, Lamia ve Strix gibi yaratıklar vampir mitiyle örtüşmektedir. Bu yaratıkların ortak özellikleri kan emmeleridir. Lamia ve Lilitu, çocukların kanlarını emmeleri ve onları öldürmeleriyle paralellik gösterir. Strix ve Lamashtu kan emen hayvan benzeri yaratık olmalarıyla benzerlik içerir.
"Eminim Aşağı ve Yukarı Styria'da, Moravya'da, Silezya'da, Türk hakimiyeti altındaki Serviya'da, Polonya'da ve hatta Rusya'da hayli yaygın olan bir batıl inanıştan, vampirlerden bahsedildiğini duymuşsunuzdur." syf121.
Slav mitolojisi, modern anlamda vampir mitinin oluşum kaynağıdır. Upyr / Upiór, Vampir, Strzyga / Strigoi isimli yaratıklar vampir tanımına uymaktadır. Upyr / Upiór, mezarından çıkarak yaşayanların kanını emen ölü bir varlık olarak tasvir edilir. Vampir, ölülerin mezarlarından çıkarak kan emdiğine inanılan varlıklara verilen addır ayrıca modern vampir kelimesinin kökenidir. Strzyga / Strigoi, yaşayan ölüler veya kötü ruhlar olarak tanımlanır ve gece boyunca dolaşarak insanlara zarar verirler.
Upyr / Upiór, vampir; geceleri baykuş ya da kurt şeklinde gezinen, insanları ve hayvanları öldüren kötü büyücü ya da cadı cesedi. Ondan kurtulmak için mezarını kazmak ve cesedini kazıkla delmek gereklidir. Bu tanım Türk mitolojisindeki Ubır inancıyla benzerdir. Ubır, Rus ve Türk mitolojisi ve halk inancında Vampir anlamına gelir. Günahkar kimseler mezarda bir hayvan şekline bürünür ve Ubır haline gelir. İri başlı, uzun kuyruklu bir varlıktır. Genellikle ölen büyücüler Ubıra dönüşür. Ağzından ateş püskürür. Günlerce hatta aylarca hareketsiz kalabileceği gibi istediğinde uçabilir de. Hiç kimseden korkmaz. Etrafına bulaşıcı hastalık yayar. Ne bulursa yer. Obur olduğu anlaşılan bir ölünün mezarı açılıp çivi çakılır. İstediğinde istediği şekle girebilir. Kurt veya yaban köpeği kılığına girip koyunları parçalar. Tarihte Türk-Slav ilişkileri kültürel alışverişe yol açmıştır. Upyr / Upiór kelimelerinin kökeni de Türk mitindeki Ubır olduğu düşünülür.
"Mircalla, Kontes Karnstein yazıyor, üzerinde de küçük bir aile arması var, onun altında da MS 1698 tarihi yazılı" syf 51.
Vampir inanışı insanlar arasında gerçekliğini korumuş hatta tarihin bazı dönemlerinde insanlar vampir avına çıkmıştır. Bununla ilgili kayıtlarda 1200 yıllarında İngiltere'de Galli bir din adamı olan Walter Map bir vampirin bütün bir köy ahalisinin kanlarını emmek suretiyle öldürdüğünü iddia etti. Map'ın iddiasına göre köyde sağ kalan son kişi kılıcını çekip kana susamış cehennem yaratığının kafasını ensesine kadar ikiye bölmüş ve tehlikeyi sona erdirmiştir. Özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde yaşanan vampir avı olayları kaydedilmiştir. Bu dönemlerde vampir olduğuna inanılan kişilerin mezarlarının açılması, cesetlerinin kazıklanması ve yakılması gibi uygulamalar yaygınlaşmıştır.
Carmilla ismiyle bilinen Karnstein Kontesi Mircalla'nın portresinde düşülen yıl (1698) vampir avlarının ayyuka çıktığı 17. ve 18. yüzyılları arasında kalmakta. Bu da, Sheridan Le Fanu'nun yazdığı hikayenin gerçekçiliğini korumak için vampir mitinin ve etkilerinin bir araştırmasını yapmış olduğunu düşündürtüyor.
"Kendini otantik vampir geleneğinin araştırılması gibi kimilerine göre garip ve önemsiz gelen işlere adamıştır." syf 124.
1718 Pasarofça Anlaşması’yla Romanya, Kuzey Sırbistan ve Bosna’nın bazı bölgeleri, Avusturya’nın denetimine girmiştir. Bölgede asayişi sağlamakla yükümlü Avusturyalı subaylar, Gradiç bölgesindeki vampir inanışlarına sebep olan bazı olayları bizzat gözlemlemiş, rapor etmiş ve resmî olarak kayıt tutmuşlardır. Rahipler, bilim adamları ve tıp doktorları tarafından tutulan bu raporlar, kitapçık veya bilimsel dergilerde makale olarak da yayımlanmış; Batı Avrupa’da felsefeciler, teologlar, şairler ve bilim adamları vampirlerin varlığına dair tartışmalara katılmışlardır.
Hikayesini kendisinden dinlemiş olduğumuz ana karakter Laura'nın bahsetmiş olduğu bu kişi Baron Vordenburg'dur. Kendisi aynı ismi taşıdığı atasının hatasını düzelmek için hayatını vampir araştırmalarına adamıştır.
Mircalla'nın kurbanlarına bakan bazı doktorların vampirlerin varlığından haberdar olması ve aileleri din adamlarına yönlendirmesi vampir varlığına dair tıbbi raporlara gir gönderme içeriyor.
Vampir varlığına inanan bilim insanları vampirlerin kendilerince belirlenen özelliklerini şöyle özetlemişlerdir: Acıyı en az düzeyde hissederler, vücutlarında özellikle de yüzlerinde çürüğe dayalı hafif çukurluklar ve izler bulunur, göz renkleri sürekli değişim içindedir ve iki göz asla aynı renkte bulunmaz. Beklenmedik zamanda, fark edemeyeceğiniz kadar hızlı ve bir o kadar da güçlü tepkiler verebilirler. Ten ısıları sürekli değişiklik içindedir. Gün ışığından etkilenmezler. Düşünce okuyabilirler, bu nedenle onlara karşı koymak imkânsız gibidir. Zekalarını ve güçlerini asla bir kitlenin anlayacağı bir şekilde dışarıya vurmazlar. Bahsedildiği gibi köpek dişleri ilgi çekici büyüklükte değildir.
"Bir kişinin vampir olduğunun belirtilerinden biri de çok güçlü ellere sahip olmasıdır... Bu güç anlık bir sıkma kuvvetiyle de sınırlı kalmaz, yol açtığı uyuşukluk hissi bir süre devam eder." syf 127
Carmilla bu vampir özelliklerinin bazılarını karşılamakta. Laura'nın gözünden bir bakış attığımızda Carmilla, aşırı güzellikte olan bir kadın; ince, zarif, cildi duru ve parlak, yüz hatları düzgün ve orantılı; iri, parlak, koyu renk gözlere sahip. Verilen özellikteki gibi çürüğe dair izler bulunmuyor. Laura Carmilla'nın güzelliğinden bahsederken gün ışığının güzelliğinden hiçbir şey eksiltmediğini söyler. Hızlı ve güçlü tepkiler fiziksel olarak algılansa da Carmilla gün içinde aniden değişen ruh haline sahip, bir farkla, bu fark ediliyor.
"Başlangıçta bu tür vampirlerin hiç olmadığı bir yer düşünün. Nasıl başlıyor, nasıl yayılıyor? Ben size anlatayım: İyi ya da kötü bir adam kendi hayatına son veriyor. Belirli şartlarda intihar eden bir kişinin vampire dönüşmesi mümkündür. Onun hayaleti başka insanları uykularında ziyaret ediyor, bu kişiler öldüklerinde istisnasız hemen hepsi vampire dönüşüyor. Bu vampirlerden birinin ziyaret ettiği güzel Mircalla'nın da başına aynısı geldi." syf 126.
Gerek şeytanlar olsun gerek insanlar hepsinin ortak noktası birer günahkar olmaları. Burada intihar eden birisinin vampire dönüşmesi hayatı bahşeden Tanrıya karşı işlenmiş bir günah olarak ele alınıyor. İşlenmiş birçok günah varken intihar edenin ne cennete ne cehenneme alınması ona verilen bir ceza oluyor. Hayatta kalmak için insan kanına muhtaç olmaları kurbanların yakınlarında korku-nefret-öfke üçlüsünü uyandırıyor. Ceza kısmı da tam olarak bu: yakalandıklarında canlıyken kalplerine bir kazık çakılıyor, tüm acıyı kemiklerine kadar hissediyorlar; kafalarını enselerine kadar ikiye bölüp sonra da tüm bedeni yakıyorlar.
"Herkes ölür, ölünce çok daha mutlu olur insanlar." syf 41.
Laura inançlı bir Hristiyan, akşam dualarına katılır, cenazaye saygıda bulunmak için ayağa kalkıp ilahi söyler. Bu yaptığına Carmilla tiksinti içinde cevap veriyor. Tanrı'ya karşı nefretini ve öfkesini görüyoruz. O sırada yukarıdaki sözler çıkıyor ağzından. Tanrı'nın vermiş olduğu cezadan bahsetmiştim ama o ceza vampir kimliği ortaya çıktığında olacak şeylerdi. Kitabın birçok noktasında Carmilla'nın melankolik bir hal içinde olduğundan bahsediliyor. Ölüme olan özlemine bir gönderme içeriyor.
"Elimde değil; sana doğru çekildiğimi hissediyorum. İleride sen de başkaları tarafından çekildiğini hissedecek ve aşk denen o zalim duyguyu tadacaksın." syf 37.
Carmilla'nın Laura için söylemiş olduğu sözler. Anlaşıldığı üzere Carmilla lezbiyen. Sheridan Le Fanu, yazdığı döneme göre oldukça cesur bir karakter işleyişinde bulunuyor. Yer yer tensel dokunuşlar mevcut. Bir açıdan oldukça korkunç bir özellik katıyor bu Carmilla'ya. Ne kadar başka bir vampir yüzünden vampire dönüşse de vampir olmanın ilk sebebi intihar eden insandı, yani günahkar. Bu zaten başlı başına korkunç bir olayken Tanrı'nın kesinlikle onaylamadığı eşcinsellik de katılınca Carmilla vampirler arasında en günahkar olanı oluyor. Şöyle bir bakalım:
İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Kadınları bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler. Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri için şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar. (Romalılar 1:25:32)
Kendi bedenlerine yaraşan karşılığı aldılar, bundan kasıt çok farklı bir şey fakat bunu Carmilla'nın vampir olarak yaşamasına bağlayabiliriz.
"Sen benimsin, benim olacaksın, sen ve ben sonsuza kadar birlikte olacağız." syf 39.
Kitabın bir noktasında kurbanlarına sahte aşk gösterilerinde bulunurlar deniyor vampirler için. Ben bunun bir sahte aşk göstermesi değil gerçek bir aşk bulundurduğunu düşünüyorum. Vampirler, intihar dışında, bir vampirin rüyalarını ziyaret etmesiyle ve sonucunda kesinlikle vampir olarak geri dönmesiyle de çoğalıyorlardı. Carmilla Laura daha çocukken rüyasına girmiş ve onu ısırmıştı. Aslında Laura en sonunda öldüğünde bir vampire dönüşecekti ve tıpkı dediği gibi sonsuza kadar birlikte olacaklardı.
Yazarın, kurbanları kadın olarak seçmesi okurken beni şaşırtmış ve farklı bir şey okumanın heyecanını kazandırmıştı. Ben kadın bir vampirin erkek kurbanlar üzerinden işleneceğini düşünüyordum. Sadece vampir hikayesi işlemekle kalmayıp okuyucuya vampirler hakkında basıl çıktıklarını ve tarihte nerelerde görülüp nasıl öldürüldüklerine dair bilgi de vermesi okuyucuya haz ve merak kazandırıyor. İncelemenin bu kadar uzun olmasını yazarın uyandırdığı bu meraka bağlayabiliriz. Sayesinde vampir miti hakkında bilgi sahibi olmakla kalmayıp Türklerdeki kökenini de öğrenmiş oldum. Bu konuda araştırılacak çok şey var. Mesela, Osmanlı’nın bilinen ilk vampir fetvasını duymuş muydunuz?
“Bazı kimseler fevt olup defn olunduktan sonra, kabrinde kefenin yırtıp azasına kan gelip bedenini humret ihata etmiş bulunsa, bu vech üzere olmasına bir sebep var mıdır?"
Bizzat şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye sorulan sorular üzerine verilen bir fetva bu. Okuyunca ve Türklerin de vampir avına çıktığını öğrenince çok şaşırdım. Böylesi bir şeyi beklemiyordum.
Daha uzamadan, merakımı uyandırdığı ve yazdığı eserle keyifli vakit geçirmemi sağladığı için yazara teşekkürü borç biliyorum.
Ayrıca ,belirtmek isterim ki, yapmış olduğum bu inceleme-araştırma yazısı eserin başka bir yayınevinden yayımlanan basımı üzerine ortaya çıkmıştır. Çeviride farklılıklar olabilir.
Kitap
7.7/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Şahika Bozaslan
İnceleyen9 8 Ocak 2024
Çocuk kitabı kategorisinde satılsa da bir insanın her yaşında tekrar okuması gerektiğini düşünüyorum. İnsan yaş aldıkça kitaptaki yazıların alt metinlerini okuyabiliyor, her okuduğunda da farklı bir ayrıntıyı farkediyor. Küçük prens gibi büyümek istemeyen, yetişkin olmaktan korkan birisi olarak; hikayedeki her karakterin aslında bir insanın büyüme sürecini atlattığını söyleyebilirim. Prens kendi küçük gezegeninde yaşayan mutlu bir çocuk. Gül ise hayatında yaşadığı ilk hayal kırıklığını ona yaşatan kişi. Önceleri gülünün biricik olduğunu sanarken, birçok gülle tanışınca gülünün aslında onu kandırdığını fark ediyor. Ama yine de onu sevmeye devam ediyor, ona göre biricik çünkü, karşılıksız sevgiyi tadıyor bu sayede. Sonra tilki var. Tilki evcilleşmeyeceğini en başında söylüyor ama yine de prensin yanında kalıyor. Ona umut verip arkadaşı oluyor. Prens onu evcileştirdiğini düşünürken, tilki ise sadece özgürlüğünün peşinde. Bir gün geliyor ve tilki prense gitmesi gerektiğini söylüyor. Prens nedenini anlamlandıramazken hayatındaki ilk terk edilişini yaşıyor. Prensin gezdiği diğer gezgenler ise diğer süreçler. Yetişkinlerin yaptığı işleri çocuk gözüyle yorumlaması, böyle yaşamaktan korkması bence çok tatlı. Ama o da elbet bir gün büyüyecek. Zamandan kaçamayacak. Bu her istediğinde sandalyesini taşıyıp gün batımını izlemek değil, elinden bir şey gelmeyecek. Bir gün fark edecek ki o sandalyede oturan kişi küçük prens değil. Diğerleriyle aynı, sıradan, sıkıcı bir yetişkin oluvermiş fark etmeden. Bunu anladığında yaşayacağı hayak kırıklığı ise büyük olacak. Keşke kitabın devamı olsa da prensin büyümekle nasıl başa çıktığını ögrenebilsem. Belki benim de işime yarardı. Ama şimdilik prens hala çocuk, hala mutlu, hala hayal kuruyor ve hala saf bir duyguyla sevebiliyor.
9.6/10
(168 Kişi)
Puan Ver
The Little Prince
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
23
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Idea, Nymphalidae familyası içerisinde yer alan ve büyük, yavaş uçan, yarı saydam kanatlı tropikal kelebekleri kapsayan dikkat çekici bir kelebek cinsidir. Bu grubun üyeleri özellikle beyaz veya açık renkli kanatlar üzerindeki koyu damar desenleriyle tanınır. Zarif ve süzülmeye benzeyen uçuşları nedeniyle “paper kite butterflies” yani “kâğıt uçurtma kelebekleri” olarak adlandırılırlar.

Bu cinsin en belirgin özelliği, enerji verimliliği yüksek uçuş mekanizmasıdır. Çoğu kelebek hızlı kanat çırpışlarıyla hareket ederken Idea türleri geniş kanat yüzeylerini kullanarak havada süzülmeye yakın bir uçuş gerçekleştirir. Bu durum özellikle yoğun tropikal ormanlarda uzun süre düşük enerji harcayarak hareket etmelerine yardımcı olur.

Fizyolojik açıdan Idea türleri, larva döneminde toksik bitkilerle beslenmeleri sayesinde kimyasal savunma kazanır. Özellikle Apocynaceae familyasına ait konak bitkilerden alınan toksinler vücutta depolanır ve erişkin bireyleri avcılara karşı korur. Bu nedenle kanatlardaki kontrast desenler yalnızca görsel estetik değil; aynı zamanda bir “tehlike uyarısı” görevi görür. Bu biyolojik strateji “aposematizm” olarak bilinir.

Davranışsal olarak bu cins üyeleri genellikle sakin, yavaş ve gösterişli uçuşlar sergiler. Birçok hızlı kelebek türünün aksine ani yön değişimleri yerine kontrollü süzülme hareketleri yaparlar. Bu durum onların toksik savunmalarına güvenebildiklerini düşündürür; çünkü hızlı kaçış ihtiyacı daha azdır.

Diğer Nymphalidae üyeleriyle karşılaştırıldığında Idea cinsi, özellikle:

Daha büyük kanat yüzeyi,
Daha düşük uçuş frekansı,
Daha belirgin uyarı desenleri,
Daha yavaş hareket stratejisi

ile ayrılır.

Ekolojik olarak Idea türleri tropikal ve subtropikal orman ekosistemlerinde önemli rol oynar. Ergin bireyler çiçek nektarıyla beslenirken polinasyona katkı sağlayabilir. Larvaları ise belirli bitki türlerine bağımlı oldukları için habitat değişimlerinden etkilenebilir.

Bu cinsin üyeleri arasında en bilinen türlerden biri:

Idea leuconoe
Idea durvillei
Idea agamarschana

gibi türlerdir.

Idea cinsi yalnızca estetik görünümlü kelebeklerden oluşan bir grup değil;
kimyasal savunma, enerji verimli uçuş ve görsel evrim stratejilerinin birleştiği dikkat çekici bir tropikal adaptasyon modelidir.

🌍 Yayılım Alanı

Bu cinsin üyeleri çoğunlukla:

Güneydoğu Asya
Endonezya
Filipinler
Malezya
Papua Yeni Gine

gibi tropikal bölgelerde yaşar.

Genellikle:

Nemli yağmur ormanlarında
Tropikal bahçelerde
Yoğun bitki örtüsüne sahip habitatlarda bulunurlar.
🔬 Ayırt Edici Özellikleri
✔️ Kanatlar
Geniş yüzey alanı
Yarı saydam görünüm
Siyah damar desenleri
✔️ Uçuş
Yavaş
Süzülmeli
Düşük enerji tüketimli
✔️ Savunma
Kimyasal toksisite
Aposematik renklenme
Avcı caydırıcılığı
🧪 Diğer Kelebek Cinsleriyle Karşılaştırma
Özellik Idea Tipik hızlı kelebekler
Uçuş biçimi Süzülmeli Hızlı çırpınmalı
Savunma tipi Kimyasal Kaçış odaklı
Kanat yapısı Geniş ve ince Daha kompakt
Hareket tarzı Sakin Ani ve hızlı
✨ Kapanış

Idea;
zarif uçuş estetiğini gelişmiş kimyasal savunmayla birleştiren, tropikal ekosistemlerin en dikkat çekici kelebek cinslerinden biridir.
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ece Müker
Ece Müker
636.2K UP
5 gün önce
Physics Magazine ile işbirliğiyle yürütülen ve şimdiye kadarki en kapsamlı fizikçi anketi olan "Büyük Gizem Anketi"nin sonuçları yayımlandı. Waterloo Üniversitesi'nden Niayesh Afshordi önderliğinde gerçekleştirilen anket, kozmolojinin temel sorularında bilim insanları arasında ne kadar derin görüş ayrılıkları bulunduğunu gözler önüne seriyor.
 
En çarpıcı bulgu, evrenin standart modelinin (ΛCDM) bile çoğunluk desteği alamaması. Bu sonuç, geçen yıl DESI'nin karanlık enerjinin sabit olmayabileceğine işaret eden bulgularıyla bağlantılı olabilir.
 
Yalnızca iki konuda çoğunluk görüş birliği sağlandı: Fizikçilerin yüzde 68'i Büyük Patlama'nın zamanın başlangıcını işaret etmediğini kabul ediyor; yüzde 51'i ise erken evrenin enflasyon adı verilen hızlı genişleme döneminden geçtiği görüşünde. Diğer temel sorularda tablo çok daha dağınık: Karanlık maddenin ne olduğu sorusuna verilen yanıtlarda hiçbir seçenek yüzde 25'i geçemiyor. Kuantum yerçekiminin çözümü olarak sicim teorisi yalnızca yüzde 19 oranında destek görürken halka kuantum yerçekimi yüzde 12, "yerçekimi hiç kuantize edilemez" görüşü ise yüzde 18 oranında kabul görüyor.
 
Afshordi bu tablonun aslında fizik için iyi bir haber olduğunu vurguluyor: Konsensüs yokluğu, araştırmacıların köklü farklı fikirlere hâlâ kapı açık tuttuğunu gösteriyor ve daha iyi verilerle yeni bağlantıların keşfedileceği alanları işaret ediyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
250.9K UP
Çeviren 12 saat önce 2 dk.

Hangi hayvanın en tuhaf idrara sahip olduğunu hiç merak ettiniz mi? Aslında doğada aralarından seçim yapabileceğimiz pek çok ilginç örnek bulunuyor.

Erkek Amazon nehir yunusları sırtüstü dönerek havaya doğru idrar yaparlar ve idrarları kafalarının yakınlarında bir yere düşen bir kavis çizer. Bu eylem rekabetçi bir idrar yapma çabası değildir; aksine, diğer yunusların içinden yüzerek geçebileceği zengin ve kelimenin tam anlamıyla bir kimyasal bilgi akışı sağlar.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Can Demirci
Seslendiren 13 Mayıs 2024 2:56
Ortalama bir insanın özellikle boy açısından büyümesi yaklaşık olarak 20 yaşında sonlanır. Bir diğer deyişle, 20 yaşından sonra bir insanın gözlenebilir...
32
Söz
Yiğit Ekinci
Yiğit Ekinci
52.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat 2025
İnsan, diğerleriyle ilişkilerinde kendini bulur; fakat diğerlerinden kopmuş, yalnız kaldığında, nihayetinde kendi varoluşunun çelişkili boşluğuna düşer.
Kaynak: Jean-Paul Sartre, Bulantı, çev. Selahattin Hilav, Can Yayınları, 2021.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Sümeyye ¿
Alıntıyı Ekleyen 8 saat önce
Bazen yamyam olmayı istiyorum, şu ya da bu kişiyi yutma zevkinden değil de sırf kusmak için.
Kaynak: Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne (Kaynak Bağlantısı)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 6:15
Bin bir badire atlatarak uzaya gönderilmeyi başaran James Webb Uzay Teleskobu, ilk renkli derin uzay fotoğrafını gönderdi. Aşağıdaki fotoğrafın kenarında...
5
Efil Saylam
Efil Saylam
128.8K UP
Çeviren 6 gün önce 1 dk.

Hayatınızın bir noktasında muhtemelen bir bilgisayar sorunuyla karşılaştınız ve sizden daha fazla şey bilen biri size "Kapatıp açmayı deneyin!" dedi.

İngiliz komedi dizisi The IT Crowd'un ve pek çok bilgi işlem departmanının popüler hâle getirdiği bu tavsiye kulağa sinir bozucu gelebilir. Ama bunu önermelerinin, sizi daha da sinirlendirmenin ötesinde, birkaç iyi nedeni var.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yiğit Elkatmiş
Üye 5 gün önce
Teknolojik olarak gelişmiş medeniyetlerin, atom enerjisi veya yapay zeka gibi ileri seviye teknolojilere ulaştıklarında kendi sonlarını getirme riskini evrimsel ve astronomik bir perspektifle sormak istiyorum. İnsanlığın şu anki jeopolitik gerilimleri, evrendeki diğer zeki yaşamların neden sessiz olduğunu açıklayan o aşılması zor engel olabilir mi?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"20. yüzyılın sonunda makinalara bakış açımız öylesine değişecek ki, onların düşünebildiğinden söz ettiğinizde garipsenmeyeceksiniz."
Alan Turing
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)