Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 10 Temmuz 2021
Omuzlarının üzerinde duran şey bilinen evrendeki en karmaşık nesnedir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
55
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen5 5 gün önce
Uzun bir aradan sonra çizgi roman okuyayım dedim. Daha önce hiç Iron Man romanı okumamıştım. Bu, yazar Matt Fraction ve çizer Salvador Larroca elinden çıkmış ödüllü bir seri olan The Invincible Iron Man'in ilk cildiymiş. Matt Fraction elinden Hawkeye, Punisher, Batman 2025, Uncanny X-Men gibi bayağı eser çıkmış birisi. Çizimlerden hiç hoşlanmadığımı özellikle belirtmeliyim.

Hikayenin dönemi İç Savaş sonrası Tony'nin SHIELD direktörlüğü yaptığı bir periyot. Anladığım kadarıyla Iron Man 3 filminin konusunda bu seriden bayağı bir detay kullanmışlar. Konunun iskeletinde çok benzerlik görüyorum. İlk filmdeki iş arkadaşı Obadiah Stane'nin deli oğlu Ezekiel Stane farklı alanlardan Tony'yi ciddi şekilde sınamaya gelmiş ve kendisini altıncı kabusuyla tanıştırıyor. İşlenen karakterler Tony, Stane, Richards, Peter gibi dahi nörofarklılar olduğu için onların gözünden dünyaya bakmak ve düşüncelerini incelemek gerçekten hoşuma gidiyor.

Tony atalarının mirası olan silah endüstrisi şirketinin vizyonunu değiştirmeye bayağı odaklanmış birisiyken, karaborsadan kendi teknolojisini ters mühendislikle daha üst bir seviyeye çıkararak dünyayı kaosa sürükleyebilecek bir teknolojinin önünü açmış durumda olan Stane, onu kendi mirası üzerinde kumar oynayacak kadar zor duruma düşürüyor. İnsanları canlı bombaya çeviren ve biyolojik enerjilerini nükleer seviyesine çıkarabilen bir teknoloji üçüncü filmde Mandarin üzerinden anlatılmıştı. Onunla da baş etmek için Ev Partisi Protokolü'nü kullanmıştı. Yalnız, bu yönleriyle falan da bakınca herhangi bir şeyin film uyarlamasına ciddi haksızlık edildiğine bir kere daha emin oldum. Evet, romanın da sonunda Tony Peter'ın kamerasından ilk defa endişeli ve yorgun görüntüleniyor ama Iron Man 3'te verilen panik-obsesif psikoloji başka bir seviyeydi. Hele bunu tüm Avengers mitolojisine yedirdikleri için ben hiç eleştiride bulunamam bu noktada. Bu arada, karakter arasındaki ilişkilerde film serisindeki sıcaklığı asla bulamıyorsunuz bunu da belirtmeliyim. Hele Pepper gerçekten film serisinin tuzu biberiydi. Burada öyle yakın bir ilişkileri yok sanırım ve Tony'nin kendisini hayatta tutma çabalarına nankör tripleri açıkçası şu günlerde fevkalade canımı sıktı. Adamın suratına karşı sen bombasın ben de öyle olmak istemiyorum iması yaptı ya la.

Hikaye bana bir nevi çift dikiş oldu ve etkilendim diyemem. Çizimler de benim için ekstra sevimsiz olunca pek verimli bir okuma oldu diyemem ama yine de uzun zaman sonra güzel bir his verdi.
5.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Beş Kabus
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
3 Ocak 2025
İnsanlar hayal güçlerini tarihi çarpıtmak yerine masal yazmak için kullansalardı daha ikna edici olurdu... Gerçi onu da yaptılar.
112 görüntülenme
15
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İrem Kaplan
İrem Kaplan
262.0K UP
Biyolog 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Bence burada evrimsel bir açıklamadan çok nörobiyolojik ve psikolojik bir süreç düşünmek daha doğru. Gece ilerledikçe uyanıklığımız azalıyor, dikkat ve bilişsel kontrol mekanizmalarımızın verimliliği değişiyor. Özellikle uykusuzluk ve uyku baskısı, duygusal uyaranları değerlendirme ve onları kontrol etme biçimimizi etkileyebiliyor.  Bu yüzden gündüz “buna mı güldüm şimdi?” diyeceğimiz bir şey, gece beynimiz daha yorgunken daha absürt, daha ilginç veya daha komik gelebiliyor. Yani mesele beynimizin mizah anlayışının değişmesinden çok, aynı şeyi değerlendirirken kullandığımız bilişsel süzgeçlerin değişmesi olabilir. Fakat ilginç bir ayrıntı var: Araştırmalar genel olarak uykusuzluğun olumlu duygulanımı artırmaktan ziyade azalttığını gösteriyor; dolayısıyla “gece herkes daha komik buluyor” ifadesini bilimsel olarak kesin bir kural gibi söylememek gerekir. 

3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Ersin
İrem Ersin
52.3K UP
Çeviren 3 gün önce 6 dk.

Cambridge, Massachusetts ve diğer kurumlardaki gökbilimciler, erken evrende son derece parlak, kırmızı bir nokta tespit ettiler. Bu nesne, Güneş Sistemimiz büyüklüğünde, devasa bir yıldıza benziyor ancak bilinen herhangi bir yıldızın fiziksel olarak üretebileceğinden 100 milyar kat daha fazla enerji yayıyor. Hatta bu denli yüksek enerji seviyeleri, bir kara deliğin üretebileceği enerjiye daha yakın.

Bu ilginç kombinasyon, tamamen yeni bir astrofiziksel kaynak türü olabileceğini düşündürüyor. Gökbilimciler buna "kara delik yıldızı" adını verdi.

12
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ege Birkan Muştu
Türü Ekleyen 4 gün önce
Oedipoda miniata miniata, kırmızı kanatlı çöl çekirgesi (Oedipoda miniata) türünün nominal alt türüdür (türün dünyada ilk tanımlanan ve ana özelliklerini taşıyan temel formu). İlk kez 1771 yılında ünlü doğa bilimci Peter Simon Pallas tarafından Gryllus miniatus adıyla tanımlanmıştır.
0
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaya Erdem Yılmaz
Seslendiren 3 Aralık 2023 8:11
Karikatür hoş bir şekilde bir sigara bağımlısı bir hastanın çırpınışını gösterse de, gerçekten de yeryüzündeki en sinsi öldürücülüğe sahip kimyasal karışımlardan...
51
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı
Çeviren 8 Şubat 2019
Iwamoto Kuyrukluyıldızı (C/2018 Y1), bu teleskopik görüş alanının sol üstünde hoş, yeşilimsi bir komayla adeta poz veriyor. Canterbury Üniversitesi’ne bağlı Mount John Observatory’den 4 Şubat’ta çekilen bu görüntüde, toplam 30 dakikalık pozlama süresi; kuyrukluyıldızın Başak takımyıldızındaki yıldızlar ve uzak gökadalar fonunun önünden hızla süzülüşünü ortaya koyuyor. Uzun pozlama ve Iwamoto’nun yıldızlara ve gökadalara göre hızlı hareketi, kuyrukluyıldızın parlak iç komasını izleyen belirgin, bulanık bir iz oluşmasına yol açmış. Hatta çizgilenmiş bu koma, sağ altta yer alan ve halk arasında Sombrero Gökadası diye bilinen Messier 104’e şaşırtıcı derecede benzer bir görünüm veriyor. İç Güneş Sistemi’ne uğrayan bu kuyrukluyıldız ise yalnızca 4 ışık dakikası uzakta; buna karşılık, kenardan görülen bir sarmal gökada olan görkemli Messier 104 yaklaşık 30 milyon ışık yılı mesafede. 2019’un ilk dürbünle izlenebilen kuyrukluyıldızı olan Iwamoto, Dünya’ya en yakın geçişini 12 Şubat’ta yapacak. Bu kuyrukluyıldızın Güneş çevresindeki oldukça eliptik yörüngesi, Kuiper Kuşağı’nın ötesine kadar uzanıyor ve yörünge dönemi yaklaşık 1.371 yıl olarak tahmin ediliyor. Bu da onun 3390 yılında yeniden iç Güneş Sistemi’ne dönmesi gerektiği anlamına geliyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
258.4K UP
3 gün önce
Hiçbir ebeveyn çocuğuna yük vermek istemez ama çoğu veriyor. Farkında olmadan, iyi niyetle, bazen tam da sevdiği için. Yük bazen bir cümleden geliyor: yıllarca tekrarlanan, artık o kişinin sesi gibi duyulmayan ama aslında içeride yaşayan bir cümle. Sen zaten yaparsın, sen hep böylesin, bizim ailemizde bu olmaz. Bu cümleler bir kimlik kuruyor, ve o kimliğin içinden çıkmak onlarca yıl alabiliyor. Bazen yük bir beklentiden geliyor. Söylenmemiş, ama her bakışta, her soruda hissedilen. Hangi mesleği seçeceğin, kiminle evleneceğin, nerede yaşayacağın. Ebeveyn bunu dayatmıyor belki ama hayal kırıklığından korunmak için sen kendin şekillendiriyorsun hayatını. Özgürce değil o beklentinin etrafında. Bazen de yük bir korkudan geliyor. Ebeveynin çözemediği, taşıyamadığı, adını bile koyamadığı bir korku. Bu korkular davranışa dönüşüyor, davranış çocuğa işliyor. Kuşaklar arası aktarım. Kimse kasıtlı aktarmıyor ama aktarılıyor. Sevginin ve yükün aynı anda gelmesi belki en ağır yük. İkisini birbirinden ayırmak, hangisini taşımak zorunda olmadığını görmek, bazen bir ömür alıyor ve o ayrımı yapabilmek, hem kendine hem de bir sonraki nesle verilen en büyük hediyelerden biri...
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Herkes kendi fikirlerinin mahkumudur. Dolayısıyla bu zindandan kurtulmalı ve bedenlerimiz gençken gerçeğe yönelik düşüncelerimizi sınamalıyız."
Albert Einstein
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)