Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Ebuzer Eser'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Discord
Tüm Reklamları Kapat
Ebuzer Eser
Ebuzer Eser
111.8K UP
okur 4 gün önce Sen de Cevap Ver

The Godfather, Aliens (1986), Dune, Blade Runner 2049, Schindler’s List, Prometheus, Taxi Driver (1976), Pandorum (2009) ve Europa Report (2013)... Liste uzar gider. En çok etkisinde kaldığım ve bana göre gelmiş geçmiş en iyi filmler bunlar.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 19 Kasım 2016
Yumaklı sarmallar ne kadar kütleyi saklıyor? Öne çıkan gerçek renkli görüntü, yumaklı sarmal gökada NGC 4414’ün bu soruya yanıt aramak için Hubble Uzay Teleskobu ile çekildi. Görüntü, Sloan Digital Sky Survey (SDSS) verileriyle de zenginleştirildi. Yumaklı sarmallar, belirgin sarmal kolları olmayan gökadalardır. Bu tür gökadalar oldukça yaygındır; NGC 4414 ise en yakın örneklerden biridir. Sarmal gökadaların görünür kenarına yakın yıldızlar ve gaz, merkez çevresinde o kadar hızlı döner ki onları bir arada tutmak için, büyük miktarda görünmeyen karanlık maddenin kütleçekiminin devrede olması gerekir. NGC 4414’ün madde ve karanlık madde dağılımını anlamak, diğer gökadaları ve buradan hareketle genel olarak yumaklı sarmalları kalibre etmemize yardımcı olur. Ayrıca NGC 4414’e olan uzaklığın kalibre edilmesi, tüm görünür evrenin kozmolojik uzaklık ölçeğini de daha sağlam biçimde ayarlamamıza katkı sağlar.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
20.8K UP
Çeviren 2 gün önce 4 dk.

Sidney'in batısında yer alan Blue Mountains bölgesinin temiz havası, pitoresk manzaraları ve bozulmamış çalılık alanları, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ne yazık ki bu bölge, aynı zamanda PFAS olarak da bilinen "sonsuz kimyasallar" ile su kirliliğine yönelik tartışmalı bir soruşturmanın merkezinde yer alıyor.

Araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir çalışmada, her ikisi de petrol tankeri kazaları ve yangınlarını içeren iki farklı olaydan kaynaklanan uzun vadeli PFAS kirliliği incelendi. Her iki kaza da içme suyu havzalarında meydana gelmişti ve araştırmacılar, kirliliğin sırasıyla 24 ve 33 yıl boyunca mevcut olmasına rağmen tespit edilmediğini buldular. Araştırma ekibi, uluslararası literatürde yaptıkları taramalarda benzer örneklere rastlamadıklarını belirtiyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
251.5K UP
4 gün önce
Bir Romalı kadının cesedini alçıyla kalıplamak... Colchester'da bulunan kurşun tabut, ölüm sonrası bedenle kurulan o garip bağı gösteriyor. Sıvı alçı dökülünce, çürümeyi yavaşlatmanın ötesinde, bedenin bir "izini" bırakıyor. Hayaletimsi, ama fiziksel bir kopya. O anki amaç neydi tam bilemiyoruz; belki bir ritüel, belki bir anıt. Ama bu, binlerce yıl sonra bile bizi düşündüren bir "sonsuzluk" arayışı. İnsan, hem sevdiklerini hem de kendini hep hatırlatmak istiyor. Sadece bizim bildiğimiz yollarla değil, görünen o ki çok daha derinden.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Antalya
3
2 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
219.7K UP
İnceleyen 2 gün önce
Merhaba
Kitabı paylaşıp okumama neden olan arkadaşımıza teşekkür ederim. Giordano Bruno (1548–1600), İtalyan filozof, düşünür, eski bir Dominiken rahibidir.

Dominican Order (Dominiken Tarikatı), 13. yüzyılda İspanyol rahip Saint Dominic tarafından kurulan Katolik bir dini tarikattır. Resmi adı “Vaizler Tarikatı”dır (Order of Preachers). Temel amaçları Hristiyanlığı öğretmek, vaaz vermek, eğitim faaliyetleri yürütmek ve dönemin “yanlış inanç” olarak görülen fikirlerine karşı dini savunmaktı. Dominikenler özellikle eğitimli rahipleriyle tanınırdı; üniversitelerde ders verir, felsefe ve teolojiyle ilgilenirlerdi. Bu yüzden birçok düşünür ve akademisyen bu tarikattan çıkmıştır. En bilinen isimlerden biri de Thomas Aquinas’tır. Ancak Dominiken Tarikatı’nın tarihindeki tartışmalı yönlerden biri, bazı üyelerinin Orta Çağ’daki Engizisyon mahkemelerinde görev almasıdır. Bu yüzden tarikat bazen dini otorite ve sorgulamalarla da anılır.

Yazar astronomiyle ilgilenen bir entelektüel ve Rönesans döneminin en sıra dışı isimlerinden biridir. En çok, dönemin kabul gören düşüncelerine karşı çıkması ve düşünce özgürlüğünü savunmasıyla tanınır. Ancak onu yalnızca “yakılarak öldürülen filozof” olarak görmek eksik olur; Bruno aynı zamanda evren, insan zihni, din, hafıza ve sonsuzluk üzerine oldukça cesur fikirler geliştiren bir düşünürdü.

Küllerin Şöleni, ilk bakışta sadece felsefi bir tartışma kitabı gibi görünse de aslında bir düşünce cesareti metni. Giordano Bruno burada yalnızca evreni değil, insanın düşünme biçimini de sorguluyor. Kitap, Kopernik’in Güneş merkezli evren anlayışını savunurken dönemin dar kalıplarına, dogmalarına ve düşünce korkusuna da sert bir eleştiri getiriyor. Ama bunu kuru bir bilim diliyle değil; zaman zaman alaycı, zaman zaman öfkeli, bazen de şaşırtıcı derecede insani bir anlatımla yapıyor.

Kitabı okurken insan şunu hissediyor. Bruno’nun derdi sadece “Dünya dönüyor mu?” sorusu değil. Onun asıl meselesi, insanların neden düşünmekten korktuğu. Çünkü Bruno’ya göre evren sandığımızdan çok daha büyük, insan bilgisi ise çoğu zaman kendi korkularının içine sıkışmış durumda. Özellikle kitabın diyaloglar üzerinden ilerlemesi, metni klasik bir felsefe kitabından daha canlı kılıyor; sanki bir masada oturmuş, dönemin insanlarının tartışmalarını dinliyormuşsunuz gibi.

Kendi adıma bu kitabı okurken en çok etkileyen şey, Bruno’nun yalnızlığı oldu. Çünkü bazen haklı olduğunu düşündüğünüz bir şeyi savunmak, çoğunluğun içinde tek başına kalmayı göze almak demektir. Bruno’nun satırlarında bir bilginin heyecanı kadar, anlaşılmamanın yorgunluğu da var gibi hissettim. Özellikle bugün bile farklı düşüncelerin kolayca dışlanabildiği bir dünyada, onun sözleri insanı ister istemez düşündürüyor.

Elbette kitabın zorlayıcı tarafları da var. Dil zaman zaman ağırlaşabiliyor; çünkü eser hem Rönesans dönemi tartışmalarını hem de dönemin bilimsel ve dinsel polemiklerini taşıyor. Eğer “akıp giden roman” beklentisiyle okunursa yorabilir. Ama biraz sabırla ilerleyince, metnin altında çok daha büyük bir soru beliriyor: İnsan gerçekten bildiğini mi savunur, yoksa alıştığını mı?

Sonunda bana kalan his şu oldu. Küllerin Şöleni, sadece astronomi veya felsefe kitabı değil; düşünce özgürlüğünün bedeli üzerine yazılmış bir metin gibi. Bruno sanki bize şunu anlatır “Evrenin büyüklüğünden korkmayın; asıl korkmanız gereken, zihninizi küçültmektir.” belki de bu yüzden kitap, yüzyıllar geçse bile hala güncel hissettiriyor. Bazen insan, geçmişte yaşamış bazı insanların bugünden daha cesur olduğunu düşünmeden edemiyor.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : La Cena De Le Ceneri
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Türü Ekleyen 2 gün önce
Anatololacerta pelasgiana, Türkiye’nin güney ve güneybatı bölgelerinde yaşayan, kayalık habitatlara uyum sağlamış ve yüksek endemizm değeri taşıyan dikkat çekici bir kertenkele türüdür. Halk arasında çoğunlukla “Toros kertenkelesi” olarak bilinir. Özellikle Toros Dağları çevresindeki populasyonlarıyla tanınan bu tür, Anadolu herpetofaunasının karakteristik sürüngenlerinden biridir.

Bu türün en dikkat çekici özelliklerinden biri, boyun ve başın yan kısımlarında görülebilen turuncumsu-kırmızı renklenmelerdir. Ancak bu renklenme her bireyde aynı yoğunlukta bulunmaz. Özellikle erişkin erkek bireylerde üreme döneminde daha belirgin hale gelir. Dişilerde ve genç bireylerde bu renk ya çok soluktur ya da tamamen bulunmayabilir. Bu nedenle söz konusu renklenme yalnızca estetik bir özellik değil; aynı zamanda sosyal iletişim, eş seçimi ve bölgesel davranışlarla ilişkili önemli bir biyolojik sinyal olarak değerlendirilir.

Fizyolojik açıdan A. pelasgiana, kayalık ve sıcak habitatlarda yaşamaya adapte olmuş çevik bir türdür. Uzun parmak yapıları ve güçlü ekstremiteleri sayesinde dik yüzeylerde hızlı hareket edebilir. Vücut yapısı ince ve aerodinamik olup ani kaçış davranışları için uygundur. Özellikle güneşlenme davranışı metabolik aktivite açısından kritik öneme sahiptir; çünkü diğer birçok sürüngen gibi ektotermiktir ve vücut sıcaklığını çevreden aldığı enerjiyle düzenler.

Davranışsal olarak bu tür oldukça hareketlidir ve güneşli saatlerde aktif olur. Erkek bireyler arasında bölge savunması görülebilir. Özellikle üreme döneminde baş sallama, renk gösterimi ve kovalamaca davranışları daha sık gözlemlenir. Kayalık yüzeylerdeki yüksek çevikliği, avcılardan kaçışta önemli avantaj sağlar.

Taksonomik açıdan bu türün geçmişi oldukça ilginçtir. Eski kaynaklarda uzun süre Anatololacerta danfordi kompleksinin bir alt türü veya varyasyonu olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle bazı eski literatürlerde:

Anatololacerta danfordi pelasgiana
şeklinde geçebilir.

Ancak morfolojik farklılıklar, coğrafi izolasyon ve daha sonraki sistematik çalışmalar sonucunda bu grup bağımsız tür statüsüne yükseltilmiş ve günümüzde:

Anatololacerta pelasgiana
adıyla kabul görmeye başlamıştır.

Bu durum Anadolu’daki sürüngen çeşitliliğinin sanıldığından daha karmaşık ve yüksek düzeyde bölgeselleşmiş olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Ekolojik olarak tür;

kayalık yamaçlarda,
taşlık alanlarda,
makilik habitatlarda,
dağ eteklerinde

yaşamaya uyum sağlamıştır. Böcekler ve diğer küçük omurgasızlarla beslenir ve bulunduğu habitatta hem avcı hem de av konumunda önemli bir ekolojik role sahiptir.

Bu türün en önemli biyolojik yönlerinden biri ise endemik olmasıdır. Anatololacerta pelasgiana, esas olarak Anadolu’ya özgü bir dağılım gösterir ve bu nedenle Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği açısından özel koruma değeri taşır. Habitat parçalanması, insan faaliyetleri ve çevresel değişimler lokal populasyonlar üzerinde baskı oluşturabilir.

Anatololacerta pelasgiana, yalnızca küçük bir kaya kertenkelesi değil;
Anadolu’nun bölgesel evrimini, coğrafi izolasyonunu ve endemik sürüngen çeşitliliğini yansıtan önemli bir biyolojik mirastır.

🌍 Yayılım Alanı

Başlıca:

Güney Anadolu
Toros Dağları çevresi
Güneybatı Türkiye

bölgelerinde görülür.

Genellikle:

Kayalık alanlarda
Taşlık yamaçlarda
Güneş alan habitatlarda yaşar.
🔬 Ayırt Edici Özellikleri
✔️ Boyun Renklenmesi
Turuncu-kırmızı tonlar
Özellikle erişkin erkeklerde belirgin
Üreme döneminde daha yoğun
✔️ Vücut Yapısı
İnce gövde
Uzun kuyruk
Hızlı hareket kabiliyeti
✔️ Habitat Uyumu
Kayalık yüzeylere güçlü tutunma
Yüksek çeviklik
Güneşlenme davranışı
🧪 Yakın Türlerle Karşılaştırma
Özellik A. pelasgiana Yakın Anadolu kaya kertenkelesi türleri
Boyun renklenmesi Belirgin olabilir Daha silik olabilir
Dağılım Daha lokal-endemik Daha geniş olabilir
Takson geçmişi Alt türden ayrılmış Bazıları stabil taksonda
Habitat Kayalık Toros bölgeleri Değişken
✨ Kapanış

Anatololacerta pelasgiana;
Anadolu’nun kayalık ekosistemlerinde evrimleşmiş, bölgesel izolasyonun şekillendirdiği ve endemik biyolojik çeşitliliğin dikkat çekici temsilcilerinden biri olan özel bir sürüngen türüdür.
3
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Kutsal Kazar
Üye 2 gün önce
11. sınıf öğrencisiyim ve üniversitede tıp okumak istiyorum. Okumak istedikleri bölüm profesörlerine cold mail atıp, lisede olmalarına rağmen üniversitede staja giden kişiler gördüm. Fakat nasıl bir mail yazmalıyım veya böyle bir şey mümkün mü bilmiyorum, bu konuda da pek bilgim yok. Yardımcı olursanız sevinirim.
1 Cevap
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Rasul Nurullazade
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Yürüyebileceğin her yol çok önceden senin için yaratılmışsa ölüm ve hayat anlamsızlaşır. Peki şimdi görüyor musun? Stanley'in daha başla tuşuna bastığı ilk andan itibaren zaten ölü olduğunu görüyor musun?
Kaynak: The Stanley Parable (2013) - Kadın Anlatıcı
3
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yeniden Üretimin Gizemi
“Ne var ki, o kadar sık sokağa çıkamıyorum, her vakit el altında bulunmam gerekiyor, çünkü hep yapılacak bir iş çıkıyor evde.” Franz Kafka, Amerika. Kafka’nın Amerika isimli romanından yaklaşık yarım yüzyıl sonra yazılan Yeniden Üretimin Gizemi, ev içi ve ev dışı iş süreçlerinde kadının yeri, üretim ve yeniden üretim alanlarının kapitalizmdeki özgüllükleri ve yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışan ilk kapsamlı çağdaş Marksist klasiklerden biridir. Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı elinizdeki kitap, değer, üretim ve yeniden üretim döngüsünü, Marx’ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur. Feodalizmden kapitalizme geçişle birlikte, lordun el koyduğu toprağa bağlı yaşayan kadın ve erkekler, dinsel mistifikasyonun izinde yeniden özneleştirilirler. Bu özneleşme ve aynı zamanda tabi kılınma her iki cinsiyet açısından farklı işler. Erkek doğrudan ücretli emek altında fabrikada sermayeye tabi kılınırken, kadın, kapitalist mistifikasyonun üretim sürecinde ikincil, değer-dışı bir bağlılığa tabi kılınır. Böylelikle üretimin bir eklentisi olarak nakşedilen yeniden üretim döngüsünde kadının tahakküm altına alınışı doğallaştırılır. Heteroseksizm ise salt bir kontrol biçimi olmanın ötesinde kapitalist üretim ilişkilerinin olmazsa olmaz halini alır. Fortunati’nin kitap boyunca çözümlediği bu gizemi, kadın mücadelelerinin ve direnişlerinin dayattığı dönüşümler ve aynı zamanda kapitalizmin buna karşı geliştirdiği saldırılarla yirmi birinci yüzyılda bize bambaşka sorunlar ve fırsatlar sunmaktadır. Kapitalizmin ortaya çıkışından bu yana yer yer devrimler ve kazanımlarla anılan sınıf mücadeleleri tarihi, kadınlar açısından özgürleşme süreçlerinin önündeki en büyük engelin sermayenin ta kendisi olduğunu açığa çıkardır. Fortunati’ye göre ev emeğinin görünmez kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz. Yazar, kitaba eklediği uzunca sonsözde, kapitalizmin yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışırken, göçmen emek zinciriyle oluşan zayıf halkanın sınıfsal gündemine çubuk büker. 70’li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir çalışmadır.
Devamını Göster
₺300,00 ₺0,00
Yeniden Üretimin Gizemi
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Termodinamik komik bir konudur. İlk defa öğrendiğinizde, ne olduğunu anlamazsınız bile. İkinci defa üzerinden geçtiğinizde, bir-iki nokta hariç anladığınızı düşünürsünüz. Üçüncü defa baktığınızda ise, anlamadığınızı bilirsiniz, ama o zamana kadar konuya alıştığınız için bu sizi o kadar rahatsız etmez."
Arnold Sommerfeld
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)