Dişleri ve dili kaplayan kaygan mikrop ağlarında, yani biyofilmlerde yaşayan bir bakterinin meme dokusunda ne işi olabilir? Diş eti hastalığında rol oynayan Fusobacterium nucleatum bakterisinin baş ve boyun kanserleriyle ilişkisi biliniyordu. Ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesinden Dipali Sharma ve ekibi hasta verilerini incelediğinde, bu bakterinin kötü huylu meme tümörlerinde de ortaya çıktığını fark etti.
Bakterinin orada ne yaptığını araştıran ekip, Cell Communication and Signaling dergisinde yayınlanan çalışmada bunu farelerde test etti. Bakteri sağlıklı farelerin meme dokusuna enjekte edildiğinde, dokuda kansere doğru atılmış bir adım sayılan iltihaplı lezyonlar gelişti. Küçük meme tümörleri olan farelerin kanına verildiğinde ise altı hafta içinde tümörleri hızla şişirdi; üstelik bu farelerin tamamında kanser akciğerlere de yayıldı.
Sürecin mekanizması henüz tam çözülebilmiş değil ama laboratuvar testleri önemli bir ipucu veriyor. Kana karışıp meme dokusuna ulaşabilen F. nucleatum, insan meme kanseri hücrelerinin içine girerek DNA hasarını artırıyor. Üstelik meme kanseri riskini yükselten BRCA1 mutasyonuna sahip insan hücrelerine özellikle kolay yerleşiyor. Yani bu mutasyonu taşıyanlar bakterinin verdiği zarara daha açık olabilir; fakat kesin konuşmak için henüz çok erken.
Bakterinin tek başına meme kanserine yol açıp açamayacağı ve bu bulguların insanlarda geçerli olup olmadığı da şimdilik belirsiz. McGill Üniversitesinden Firoozeh Samim'in belirttiği gibi kanser çok faktörlü bir hastalık; yani bakteri tek başına bir neden olmaktan çok genetik, çevre ve genel sağlıkla birleşen bir risk faktörü olabilir. Yine de bu doğrudan bağlantı, ağız sağlığının sadece dişlerle sınırlı olmadığını ve kanserden korunma yaklaşımlarına dahil edilmesi gerektiğini gösteriyor. 🦷
✏️ Çeviren: Nadir Kerem Dağ · Editör: Damla Şahin Uçar
12 görüntülenme