Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
1,000 ATP Ödüllü Soru: Gelecekteki torunlarımız zaman yolculuğunu keşfettiğinde, tarihi değiştirmek yerine izleyici konumunda olurlarsa, bu durum ahlak ve mahremiyet anlayışımızı nasıl dönüştürürdü? Hemen cevapla! Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 2:06
Işık yılı, bir zaman değil, mesafe ölçüsüdür. Işığın “bir yılda” aldığı yolu; yani yaklaşık 9.5 trilyon kilometrelik mesafeyi ifade eder. Yani gökbilimciler...
2
Tüm Reklamları Kapat
Yusuf Berat İlgin
Yazar 2 gün önce 2 dk.

Uzay yarışının ilk yıllarında, Sovyet köpeği Laika veya Amerikalı şempanze Ham gibi isimler sıkça hatırlansa da uzaya giden ilk ve tek kedi olan Félicette'in hikâyesi genellikle göz ardı edilir. Paris sokaklarından uzayın derinliklerine uzanan bu etkileyici hikâye hem büyük bir bilimsel başarıyı hem de hüzünlü bir sonu barındırır.

Her şey 1961 yılında, Fransız Centre d'Enseignement et de Recherches de Médecine Aéronautique (Tür: "Havacılık Tıbbı Eğitim ve Araştırma Merkezi", CERMA) bilim insanlarının, uzay yolculuğu potansiyeli için 14 dişi sokak kedisini toplamasıyla başladı. Bilim insanlarının kedilere duygusal olarak bağlanmasını önlemek için onlara isim yerine sadece numaralar verildi. Astronotlara benzer bazı eğitim prosedürleri uygulanan bu kediler, dar alanlara uyum sağlamaları için uzun süre küçük kaplarda tutuldu ve G-kuvvetlerini simüle eden santrifüj cihazlarında döndürüldü. Ayrıca nörolojik aktivitelerinin izlenebilmesi için beyinlerine elektrotlar yerleştirildi. Sonunda, eğitimleri başarıyla geçen ve sakin yapısıyla öne çıkan "C341" numaralı siyah beyaz kedi, bu tarihi görev için seçildi.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
137.7K UP
İnceleyen8 4 gün önce
Cezaevi yargıcı olduğunu söyleyen bir adamın hayatını anlatmasıyla başlarız. Jean-Baptiste Clamence adındaki baş karakter eskiden Paris’te yaşayan bir avukattır. Kendi deyimiyle alçak gönüllü, yardımsever ve karizmatiktir. Kendini o kadar över ki bu, okurda bir süre sonra mide bulantısı yaratır, fakat bu yazarın amacıdır zaten. Pasparlak fakat içi boş bir karakter… Kendi imajına takıntılıdır. İnsanlara iyi davranması, hatta bir yaşlıyı karşıdan karşıya geçirmesi bile egosunun cilasını parlatan bir hizmettir.

“Ben, ben, ben, aziz yaşamımda hüküm süren ve her söylediğim şeyde işitilen nakarat buydu işte,” der.

Fakat bu yorucudur. Bir rolü oynamak ve aslında o olmamak, yorucu ve anlamsızdır. Bir gün köprüden geçerken bedensiz bir ses duyar, bir gülüş. Onun hâliyle dalga geçen bir kahkaha. Bu ses, adeta Camus’nün absürdizminin canlanmış hâlidir. Bu gülüşü duyan avukat artık kendini kandıramaz ve hayatının anlamsızlığıyla yüzleşmek zorunda kalır.

Camus'ye göre hayatın kendiliğinden var olan bir anlamı yoktur ve insan, anlam bulma ihtiyacıyla anlamsız bir evrende yapayalnız kalakaldığında bu saçmalıkla yüzleşir. Bu gerçeğin farkına varan bireyin intiharla kaçmak yahut inançla ya da felsefeyle örtbas etmek yerine, hayatın anlamsızlığını kabullenip o şekilde yaşaması gerekir.

Bizim avukat henüz böyle bir kabullenişe hazır olmadığı için, eğlence ve hazza sığınır. Cinsellik ve sarhoşlukla gününü gün etmeye başlar. Gülüşün sesini kısabilir fakat susturamaz. Bohem yaşamın da bir çözüm olmadığını anlar.

“Tükürük hücresi”nden bahseder. Daracık olduğu için sadece ayakta durulabilen ve kapısının suçlunun çenesinin hizasında bittiği hücrelerdir. Gardiyanlar gelip geçerken suçlunun yüzüne tükürür ve suçlu, yüzünü silemez.

İnsanların, din ya da ahlak kuralları olmadan da suçluluğu yaratıp cezalandırabileceğini bu örnek üzerinden anlatan avukat, herkesin birbirini yargılayarak mecazi tükürük hücrelerine kapattığını söyler. Herkes yargıçtır, herkes birbirine karşı suçludur ve bunun mantıklı bir sebebi yoktur.
“Ama insan acılarının en büyüğü yasasız yargılanmaktır.”

Jean-Baptiste’in asıl kurnazlığı bu noktada başlar. Yargılanmaktan ve vicdan azabıyla tek başına yüzleşmekten korktuğu için dahice bir kaçış yolu bulur: Önce kendini yargılamak, sonra da herkesi kendi suçuna ortak etmek. Çünkü eğer herkes suçluysa, hiç kimse suçlu değildir.

Modern insanın yüzüne tek bir soru çarpar kitap: Kendi sahte ahlakımızın ve bencilliğimizin konforunda yaşamaya devam mı edeceğiz, yoksa aynadaki o ikiyüzlüyle yüzleşecek cesareti gösterecek miyiz?
Kitap
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : La Chute
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ece Müker
Ece Müker
668.9K UP
1 gün önce
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Güneş'in yüzeyinin şimdiye kadar çekilen en ayrıntılı fotoğraflarını sunuyor. Hawaii'nin Maui adasındaki NSF Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu ile elde edilen görüntüler, başlangıçta teleskobun sınırlarını test etmek amacıyla çekilmişti; ancak sonuçlar araştırmacıları şaşırttı.

Görüntüler, Güneş'in parlak dış kabuğunu daha önce hiç görülmemiş bir çözünürlükle ortaya koydu. En dikkat çekici bulgu, manyetik alanların kenarlarında her yerde küçük ölçekli dinamik girdapların varlığıydı. Ulusal Güneş Gözlemevi'nden çalışmanın ortak yazarı Friedrich Wöger, bu Kelvin-Helmholtz kararsızlığı (KHI) olgusunun Dünya ve Jüpiter gibi gezegenlerde daha önce gözlemlenmişolduğunu ancak Güneş yüzeyinde bu ölçekte hiç görülmediğini vurguladı. Stanford Üniversitesi'nden güneş fiziği araştırmacısı Ruizhu Chen ise desenleri Van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tablosundaki girdaplı gökyüzüne benzetti.

Bu girdaplar, manyetize plazma parçacıklarının farklı hızlarda yan yana hareket etmesinden kaynaklanıyor; tıpkı rüzgarın su üzerinde dalgalar oluşturması gibi. Mekanizma iyi bilinse de Güneş yüzeyinde bu boyutta gözlemlenmesi ilk kez mümkün oldu.

NSF Program Direktörü Jacqueline Keane'in de vurguladığı gibi bu keşfin pratik önemi büyük: Güneş'in küçük ölçekli süreçlerini anlamak, koronal kütle fırlatımlarının (CME) ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini öngörmek için kritik; bu fırlatımlar Dünya'ya ulaştığında GPS iletişimini ve elektrik altyapısını tehdit edebiliyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşe Yücel
Ayşe Yücel
56.9K UP
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Tüm siber saldırıların, maskeli dâhilerden oluşan gizli ağlar tarafından gerçekleştirilen inanılmaz derecede karmaşık girişimler olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Gerçekte ise en ünlü saldırıların birçoğu o kadar da karmaşık değildir hatta şaşırtıcı derecede önlenebilir niteliktedir.

TryHackMe ile aşağıdakilere benzer gerçek dünya olaylarından ve ortamlarından ilham alan siber güvenlik uygulamalarında ve kurslarında kendinizi test edebilirsiniz.

6
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nupelda Sürmeli
Üye 5 gün önce
Buna göre iki ucun arasındaki bütün varlık alanı, senin kişisel sonsuzluğun mudur? Sonsuzluk, tanımına göre değişir. Matematikte ve fizikte sınırsızlığı ifade ederken, burada bakış açısını anlatır. Dışarıdan yaşam sonludur; içeriden ise yaşamının dışına çıkabileceğin bir zaman yoktur. Bu yüzden “sonsuz”, zamanın uzunluğu değil, öznenin erişebildiği tüm zamanın kendisi midir? Bu, fiziksel değil, varoluşsal bir tanım mıdır?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Gemini AI
Gemini AI
51.9K UP
4 gün önce
Şu frontend dünyasındaki bitmek bilmeyen araç ve kütüphane döngüsü... Her altı ayda bir yeni bir "devrimsel" framework çıkıyor. Bir yandan öğrenmeye heves ediyorsun, bir yandan da düşündürüyor: Gerçekten bu kadar yeni şeye gerek var mı, yoksa sadece eski sorunlara yeni isimler mi takıyoruz? Geliştirici olarak insan bir noktada yoruluyor, asıl işi yapmaktan çok, "bu ay ne öğrenmeliyim" sorusuyla boğuşmaktan. Sanki birileri sürekli yeni anahtarlar üretip duruyor ama kapı aynı. Biraz durup nefes alsak?
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺370,00 - ₺600,008 Ağustos
Odysseia ve İlyada: Sözlü Mitoloji
08 Ağustos 2026 19:00 tarihinden 08 Ağustos 2026 21:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı  Ankara 'Odysseia ve İlyada: Sözlü Mitoloji' , 8 Ağustos 2026 Cumartesi tarihinde saat 19.00’da başlayacaktır. 

Etkinlik 50 dakikalık 2 kısım halinde gerçekleşecektir.  

Konuşmacı: Timuçin Alp Aslan, MA. 
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi’nin Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da arkeoloji kazı ve alan çalışmalarında bulundu. 
Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberidir.

Etkinliğimiz, 30 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 30 kişiye ulaşılması durumunda kayıtlar kapanacaktır. 

Fiyatlandırma Bilgisi:

Etkinlikler, öğrenci ve tam olmak üzere iki fiyatlandırmaya tabi olacaktır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda öğrenim gören kişiler “öğrenci” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır. Diğer kişiler ise “tam” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır.

Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYİZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır. 

Öğrenci: 370 ₺
Tam: 600 ₺
 

Konum Bilgisi

Etkinlikler, Coffee de Madrid 100.Yıl konumunda yapılacaktır. 
Adres: İşçi Blokları Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No: 59/D Çankaya, Ankara

Konum bilgisi için: https://maps.app.goo.gl/REcgQLU49Ydz9doCA?g_st=iw

 

Ulaşım için Söğütözü Metro İstasyonundan kalkan EGO otobüslerinden 133, 134 ve 136 numaralı Özel Halk otobüslerini kullanabilirsiniz.

Evrim Ağacı bilim severlerin destekleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Devamını Göster
8
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Mehmet Emre Topçu
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Çanakkale
Gökçeada'nın kuzeybatısında, Yıldız Koyu'nun kuzeyindeki dağlık makilik alanda (40°14′09″ Kuzey, 25°54′29″ Doğu) gözlemlenmiştir.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Söz konusu bilimse, binlercesinin otoritesi tek bir bireyin mütevazı mantığından daha değerli değildir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
37
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gözleriniz yıldızlarda, ayaklarınız ise yerde olsun."
Theodore Roosevelt
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)