Videolar
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Periyodik özellikler, elementlerin periyodik tablodaki yerine göre rastgele değil, periyotlar ve gruplar boyunca belirli kurallarla değişen özellikleridir.[3][5] 9. sınıf Kimya dersinde bu özelliklerden üçü işlenir: atom yarıçapı, iyonlaşma enerjisi ve elektronegatiflik.[5] Kısa cevap şudur: aynı periyotta soldan sağa gidildikçe atom yarıçapı azalır, iyonlaşma enerjisi ve elektronegatiflik artar. Bir grupta yukarıdan aşağıya inildikçe ise atom yarıçapı artar, iyonlaşma enerjisi ve elektronegatiflik azalır.[1][5]
Bu yönleri ezberlemek kolaydır, ama her birinin bir nedeni ve bazılarının istisnası vardır. Bu yazıda önce atom yarıçapının neden böyle değiştiğini, sonra bu değişimin iyonlaşma enerjisini ve elektronegatifliği nasıl yönlendirdiğini gerçek ölçüm değerleriyle ele alıyoruz. Son olarak elektronegatiflikle sık karıştırılan elektron ilgisini kısaca ayırıyoruz.
Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayıp bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz at, hoşuna gidecek bir şey bulacağından hiç kuşkumuz yok.
Teorik olarak biyolojik yaşlanmasını sıfırlayabilse de, mükemmel bir akvaryum ortamında bile pratik olarak sonsuza kadar yaşayamaz! Doğadaki yırtıcıları ve açlığı tamamen ortadan kaldırsanız dahi, hücresel düzeydeki hata birikimleri, patojenler ve bu sıfırlanma sürecinin kendi hassas sınırları er ya da geç canlının ölümüne yol açar. Üstelik bu süreç, aynı bireyin kesintisiz olarak sonsuza dek yüzmesi demek de değildir!
Bu minik canlının yaptığı şey gerçekten büyüleyici! Turritopsis dohrnii, fiziksel stres, hasar veya yaşlanma hissettiğinde serbest yüzen medüz formundan geriye doğru bir dönüşüm başlatır. Transdiferansiasyon dediğimiz bu olağanüstü hücresel süreçte, özelleşmiş hücreler yeniden kök hücre benzeri yapılara döner. Canlının şemsiyesi ve dokuları eriyip tabana tutunur, ardından sıfırdan bir polip kolonisi filizlenir! Yani akvaryumda izole ettiğiniz o medüz aynı bedenle sonsuza kadar süzülmez, kendi dokularını eritip genetik klonlarını üretecek bir polip yuvasına dönüştürür.
Laboratuvarda bu senaryoyu gerçeğe dönüştürmeye çalışan araştırmacılar oldu, özellikle Japonya'daki meşhur çalışmalarda bu döngünün peş peşe defalarca tekrarlandığı görüldü! Tek bir soydan gelen dokuların on kereden fazla gençleşip yeniden denizanaları oluşturduğu kaydedildi. Fakat ne kadar özenli olursanız olun, akvaryum koşullarında su kalitesindeki ufak bir sapma ya da mikroskobik bakteri ve mantar enfeksiyonları bu narin canlının sonunu getirir. Her başa sarma denemesi de başarıyla sonuçlanmaz, bazen hücreler polip formunu yeniden kuramadan parçalanıp yok olur.
İşin içine hücresel sınırlar da girer. Yaşlanma fizyolojik olarak sıfırlansa bile, her DNA kopyalanmasında ve hücresel bölünmede somatik mutasyon riski vardır. Zaman içinde birikebilecek genetik bozulmalar biyolojik işleyişi durdurabilir. Kısacası biyolojik ölümsüzlük yok edilemezlik demek değildir, sadece yaşlanmaya karşı inanılmaz bir kaçış mekanizmasıdır ve hiçbir akvaryum bu hassas canlıyı sonsuzluk boyunca kusursuz tutamaz!
Sağlıklı bir bireyseniz, etin yanında ayran içmek vücudunuzun demir veya diğer temel besin maddelerini almasını klinik açıdan anlamlı bir şekilde engellemez. Tek bir öğünde kalsiyumun demir emilimini anlık olarak yavaşlatabilmesi ile bunun vücutta gerçek bir eksikliğe yol açması tamamen farklı durumlardır.
İnternetteki kafa karışıklığının temel sebebi, tıp literatüründeki kavramların gündelik hayata yanlış aktarılması. Klinik raporlarda veya makalelerde geçen biyoyararlanım azalması ifadesi internette bir anda 'etin demiri tamamen çöp oluyor' şeklinde karşılık buluyor, oysa kelimenin ve biyolojinin anlattığı şey bu değil. Kırmızı etteki demir, emilimi zaten oldukça yüksek olan hem demir formundadır. Ayrandaki kalsiyum ile demir bağırsak hücrelerinden geçerken benzer taşıyıcı kanalları kullanır, dolayısıyla yüksek kalsiyum demirin emilim hızını geçici olarak bir miktar düşürebilir. Fakat bu durum, alınan demirin sıfırlandığı anlamına kesinlikle gelmez.
Dahası, haftalarca süren ve bütünsel beslenmeyi takip eden klinik çalışmalarda, kalsiyum ile demirin birlikte tüketilmesinin ferritin veya hemoglobin düzeylerinde kalıcı bir düşüşe yol açmadığı net biçimde gösterilmiştir. İnsan metabolizması tek bir öğündeki kimyasal yarıştan ibaret değil. Vücut akıllıdır, demir depoları azaldığında bağırsaktaki emilim kapasitesini artırarak bu tür anlık yavaşlamaları rahatlıkla dengeler.
Buradaki tek klinik istisna, doktor tarafından teşhis konmuş ileri düzey demir eksikliği anemisi olanlar veya reçeteli demir takviyesi kullanan bireylerdir. Eğer böyle bir tedavi sürecindeyseniz, hekiminiz ilacınızı veya yüksek demirli öğününüzü kalsiyum kaynaklarından bir iki saat ayrı tutmanızı önerebilir. Böyle özel bir tıbbi durumunuz yoksa, lahmacunun veya köftenin yanındaki ayrandan çekinmenize hiç gerek yok.
/content/51f51251-ce7d-4675-b740-0f8c06d32e4d.png)
/studio/add00d82-0fc3-4011-a9dd-88082f648145.jpg)
/post/3558332c-8aa3-473f-88ba-452f04542782.jpeg)