ODTÜ, Bilim ve Doğa: Kısaltılmış Bir Kronoloji ve ODTÜ'nün İlkleri

Yazdır ODTÜ, Bilim ve Doğa: Kısaltılmış Bir Kronoloji ve ODTÜ

2013 Gezi Olayları Sonrası Yaşananlara İthafen Yazılan Giriş Metni:

2013 yılı itibariyle Türkiye'nin en önde gelen üniversitelerinden olan ODTÜ'yü itibarsızlaştırma ve sindirme çabaları hızlanarak artmaktadır. Bu çabalar, ODTÜ tarihinde düzenli aralıklarla baş göstermiş ve her seferinde mutlak bir yenilgiye uğramıştır. Elbette ki 2013 senesi de tarihin diğer kirli zamanlarından farklı olmayacaktır. Bu karanlık günlerde ODTÜ birçok farklı açıdan hedef haline getirilmekte ve aşağıda hazırladığımız kronolojide görüldüğü gibi, hep kendini tekrar eden bayağı oyunlarla zayıflatılmaya çalışılmaktadır. ODTÜ çok daha zor günlerden alnının akıyla çıkmıştır, bunu kolaylıkla tekrar edebilecektir.

En nihayetinde Türkiye'den bir üniversite olarak, ODTÜ'nün yurtdışındaki en üst düzey üniversitelerle kıyaslanması elbette mümkün değildir. Ne var ki ODTÜ, özellikle son dönemde yaptıkları çalışmalarla bunu bile mümkün kılabilecek noktalara doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Bunun haricinde ODTÜ, ülkemiz içerisinde tartışmasız bir biçimde en iyi birkaç üniversite içerisinde yer almaktadır.


2015 "Mescit Yetersizliği" Sonrası Yaşanan Olaylara İthafen Yazılan Giriş Metni

Çok acayip... 2013 yılında bu yazıyı yazma ihtiyacı duyduğumuzda, yukarıdaki giriş metnini yazmıştık. Aradan koca bir 2 yıl geçti, halen aynı şeyler geçerli... Ne acayip, değil mi?

Son zamanlarda ODTÜ'de "izahı olmayan" şeyler oluyor. Tuhaf tuhaf suçlamalar, tuhaf tuhaf talepler, tuhaf tuhaf ithamlar, tuhaf tuhaf protestolar, tuhaf tuhaf iğnelemeler... Biz yarı gülümser, yarı ağzımız açık şekilde izliyoruz. Böylesine önemli bir üniversitemizin, böylesine anlamsız işlerle gündeme getirilmesiyle ilgili ciddi ciddi, büyük büyük bir açıklama falan yapacak değiliz. Bu sorunları ve gündemleri yaratanlar, ciddi bir açıklamayı hak eden kişi ve gruplar değiller. Saygı ve şeref size bahşedilen veya madur edebiyatıyla edinebileceğiniz şeyler değildir, etle tırnakla gıdım gıdım kazıyarak kazanılan şeylerdir. Ama izahı olmayan saçmalıkların da mizahı oluyor...

Son birkaç haftanın konuyla ilgili en müthiş haberleri, öyle meşhur sağcı veya meşhur solcu haber kaynaklarından değil, doğrudan satir sitesi Zaytung'dan geldi. Biz de sizler için derledik, bu trajikomediye gülerek yaklaşın istedik...




Elbette bir üniversiteyi sırf üniversite sınavı başarısına göre ayıracak ya da kategorize edecek değiliz (ki bunu yapmak için bir dolu sebep sayılabilir; ama göz ardı edelim). Ancak eğer ki bir üniversitenin adını sadece ODTÜ'de halkın genel ve genellikle gerici taleplerine aykırı gelişmeler yaşandığında, "kınama" sırasında duyuyorsanız, bu "üniversite"nin önceliklerinde bir sıkıntı var demektir. Halbuki ODTÜ'yü mesela daha 2014 sonunda Dünya'nın en iyi 85.'i üniversitesi seçildiğinde duymuştuk... İlk 100'e giren ilk ve tek üniversite olmuştu. Dünya'nın en saygın 60. üniversitesi ilan edilmişti. Bu onura layık görülen ilk ve tek üniversite olmuştu. Orta Doğu'nun en iyi üniversitesi seçilmişti... Asya'nın en iyi 12. üniversitesi olmaya layık görülmüştü. 10 ayrı akademik alanda Dünya'nın en iyi üniversiteleri listesine girmişti. Amerika ve Avrupa'dan yüzlerce üniversitenin katıldığı Kırmızı Nokta Tasarım Yarışması'nda 5. olarak gururlandırmıştı bizi... Avrupa'nın Mimarlık ve Tasarım alanında en iyi 100 üniversitesi arasına girmişti. Yılda 2 defa düzenlediği ağaç dikme şenliği ve "1 Ağaç Sizden, 1 Orman Bizden" girişimi ile ülkemizin, özellikle de Anadolu Bozkırı'nın yeşillendirilmesine en fazla katkı sağlayan üniversite olmuştu. Bunları sadece 365 güne sığdırmıştı ODTÜ...

Uzun lafın kısası, ODTÜlü olmak için, ODTÜ değerlerini gururla taşımak için ODTÜ'ye gitmiş olmanıza gerek yok.

İnsan olmanız yeterli.


Ana Giriş

Merak edenler veya bilmeyenler varsa diye, ODTÜ'nün özellikle bilimle ilişkili tarihi için bir kronoloji hazırlamak istedik. Böylece neyin ne olduğundan haberi olmadan yazıp çizen insanlara bir nebze gerçekleri gösterebiliriz diye umuyoruz. Buradaki amacımız elbette ODTÜ'yü övüp diğer üniversiteleri yermek değildir. Evrim Ağacı olarak, gerçekten bilim üreten, samimi bir bilim yuvasını yermemiz mümkün değildir. ODTÜ'yü küçük görmeye çalışan kendini bilmezlerin aksine, buna cüret edemeyiz. Gerçek bilim kurumları karşısında biz kimiz ki, onları yermeye cüret edebilelim? Bilim peşinde koşturan kişi ve kurumların sadece önlerinde saygıyla eğilir, o kıymetli ellerinden öperiz. Fazlası boyumuzu aşacaktır. Dolayısıyla burada verilen, tek taraflı bir ODTÜ tarihçesi derlemesi olacaktır. 

Her şeyden önce, ODTÜ'den 2014'e kadar çıkan (ve daha güncelleri de barındıran) ve kayıt altına alınan 2769 doktora ve yüksek lisans tezine buradan ulaşılabilir. Ayrıca eğer Dünya'nın en üst düzey üniversitelerinde görev yapmış ve yapmakta olan akademisyenleri isimleriyle aratıp araştırmalarına bakmak isterseniz, ScienceDirect, GoogleScholar veya SpringerLink gibi akademik arama motorlarını kullanabilirsiniz. Burada elbette tek tek ODTÜ'nün bilime kattığı makale ve bilimsel değere değinemeyeceğiz; ancak olabildiğince önemli ve bilim, doğa, çevre ile ilgili halkın da dikkatini çeken ve halkı yakından ilgilendiren bilgilere yer vereceğiz. Okuması eğlenceli bir ODTÜ kronolojisi olmasını hedefliyoruz. Ayrıca ODTÜ'nün Türkiye'ye kattığı ve günümüzün vazgeçilmezi olan ilklere değineceğiz ve böylece, ODTÜ'nün Türkiye'ye kazandırdığı teknolojileri kullanarak, ODTÜ'yi yermeye çalışan kendini bilmezleri kendine getirmeye çalışacağız. 

Evrim Ağacı olarak her zaman okulumuzun yanında olduk ve her zaman olmaya devam edeceğiz. Bizleri yetiştirip bilim camiasına dahil olabilmemizi sağlayan her bir ODTÜ akademisyeninin, personelinin, işçisinin, emekçisinin ellerinden ve gözlerinden öperiz. 

Kronolojimize geçmeden önce, ne kadar önemli ve ülkemize nasıl etkileri olmuş bir üniversiteden söz edeceğimizi daha net anlamak için, oldukça kısaltılmış bir ODTÜ'nün İlkleri listesi verelim:

• 1956 Yabancı Dilde Eğitim
• 1956 İlk Üniversite Kütüphanesi
• 1966 İlk Yerli Roket
• 1968 ODTÜ Arkeoloji Müzesi
• 1976 ODTÜ Güneşevi
• 1979 İlk Süpersonik Rüzgâr Tüneli
• 1987 İlk Teknokent
• 1989 İlk Prototip Robot
• 1990 Fiber Optik Yerleşke Ağı
• 1992 İlk Bilgisayar Destekli Tasarım
• 1993 Türkiye’nin İlk İnternet Bağlantısı
• 1994 İlk ABET Akreditasyonu
• 1996 İnternet'ten Radyo Yayını
• 1998 İnternet'ten TV Yayını Yapan İlk Üniversite
• 1998 İnternet'e Dayalı İlk Uzaktan Öğretim Programı
• 2000 Türkiye'nin ilk Teknokent'ini kuran üniversite
• 2000 İlk kablosuz ağ ve megabit ethernet ağı
• 2002 Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nı başlatan üniversite
• 2003 ODTÜ Bilim ve Teknoloji Koleksiyonu
• 2005 Kuzey Kıbrıs Kampusu: Türkiye’nin yurt dışında kampus kuran ilk üniversitesi
• 2006 Sanayi Tezleri (SanTez) uygulamasını başlatan üniversite
• 2008 Konfüçyüs Merkezi
• 2011 ODTÜ Rüzgâr Enerjisi Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi (RÜZGEM), Türkiye'de rüzgâr enerjisi alanındaki ilk araştırma merkezi
• 2013 ODTÜ Merkez Laboratuvarı (MERLAB), Türkiye’de uluslararası akreditasyona sahip olan malzeme ve biyoteknoloji alanındaki ilk üniversite merkez laboratuvarı
• 2014 Times Higher Education tarafından dünyanın en iyi ve en saygın ilk 100 üniversitesi listelerine giren ilk Türk üniversitesi
• 2015 Hem Oşinografik hem de Meteorolojik verileri ölçebilen şamandıra (ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülen DEKOSİM)




ODTÜ, Bilim ve Doğa Kronolojisi


1956-1965:


1956: ODTÜ, 1 Kasım 1956 tarihinde "Orta Doğu Yüksek Teknoloji Enstitüsü" adıyla kurulmuştur. 29 Ocak 1957 tarihinde yayımlanan kanun ile "Orta Doğu Teknik Üniversitesi" adını alır. Üniversitenin ilk bölümü, "Mimarlık ve Şehircilik"tir. ODTÜ, kurulduğu tarihte Türkiye'nin 5. üniversitesidir.

1957: İlk eğitim-öğretim dönemi 2 yabancı ve birkaç Türk akademisyen ile başlar. Bu sene içerisinde Mimar Marvin Sevely, ODTÜ'nün bugün de kullanılmakta olan logosunu tasarlar. Aynı sene içerisinde Makina Mühendisliği Bölümü açılır. Bundan bir dönem sonra, 1957-1958 eğitim yılının ilk döneminde İnşaat Mühendisliği ve İş İdaresi, Kamu Yönetimi ve Endüstri Yönetimi açılır.

1958: Sadece 1 sene içerisinde üniversite hızla genişleyerek Elektrik Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Eğitim, Fen ve Edebiyat Fakültesi açılır. 

1959: Ekonomi-İstatistik Bölümü açılır.

1960: İlk mezunlar bu sene içerisinde verilir. ODTÜ Makina Mühendisliği'nden 11 kişi, ODTÜ Mimarlık Bölümü'nden 19 kişi mezun olur. ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan ve şu anda profesör olan Bilgin Kaftanoğlu, 4 üzerinden 3.77 ortalama ile üniversitenin ilk birincisi olur. Bu tarihten sonra ODTÜ'nün bilimsel yükselişi başlar. Mezuniyet törenine o zamanlarda ülke içerisinde neredeyse hiç bulunmayan, bulunsa da ortalıkta pek görülmeyen inşaat kepçesi, üniversitenin fikir babası Vecdi Diker tarafından getirilmiş ve halka gösterilmiştir. Bu kepçe ile üniversite kampüsünün temeli Yalıncak Köyü'nde atılmıştır (sonradan uyumsuz bulunarak bugünkü yerine taşınmıştır). Üniversitenin öğretim üyesi sayısı bu sene içerisinde 80'e yükselmiştir.

1961: 21 Kasım 1961 senesinde ODTÜ'nün efsanevi rektörü Kemal Kurdaş görev başına geçmiştir. Kemal Kurdaş'ın 8 yıl sürecek rektörlüğü, "mutluluk dönemi" olarak anılmaktadır. ODTÜ, bu dönemde yaptığı çalışmalarla ilk defa uluslararası tanınırlığa erişmiştir. ODTÜ mezunu mimarlar olan Behruz Çinici ve Altuğ Çinici 23 Kasım 1961 tarihinde ODTÜ kampüsünü tasarlamaya başlamışlardır. 3 Aralık 1961 tarihinde, tamamen kurak bir bataklığı andıran ODTÜ arazisinde ilk ağaçlandırma çalışmaları başlatılmıştır. Sadece 1961 senesi içerisinde 11 yeni bölüm açılmıştır. Öğrenci sayısı 1025'e çıkmıştır.

1962: ODTÜ kampüsünün inşası için meşhur "ODTÜ hizmet tünelleri" kazılmıştır. Kampüs alanına taşınan ilk birim, Hazırlık Birimi olmuştur ve ODTÜ Mimarlık mezunlarının tasarladığı 4 bina inşa edilmiştir. 11 Mayıs 1962 yılında ODTÜ Mimarlık Bölümü binasının temelleri atılmıştır (bundan önce kendilerine ait bir binaları bulunmamaktaydı). Mimarlık binası, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir teknoloji olan "çıplak beton tekniği" ile yapılmıştır. Ayrıca elektrik, ısınma, iletişim ve su irtibatını sağlamak için yer altı tünelleri kazılmıştır. ODTÜ, Türkiye'nin yer altından altyapı hizmetleri veren ilk kurumu olmuştur. Ayrıca bu sene içerisinde Arkeolog Burhan Tezcan tarafından ODTÜ Yalıncak arazisinde arkeolojik kazılar başlatılmıştır. Öğrenci sayısı 1274'e çıkmıştır. Bu sene içerisinde 161 öğrenci lisans, 20 öğrenci yüksek lisans programlarından mezun olmuştur. Üniversitede kapsamlı bir dil eğitimi verilmeye başlanmış ve 99 hazırlık öğrencisinin 90'ı başarıyla sınıflarını geçmiştir.



1963: Ekim ayı içerisinde Mimarlık binası tamamlanmıştır. 1 Ekim'de ODTÜ kampüsü öğretime açılmıştır. Bu sene içerisinde kütüphane kurulmaya ve binası inşa edilmeye başlanmıştır. Kampüsteki binaların alanı 67.000 metrekarenin üzerine çıkmıştır. Eymir Gölü'nde Ağaç Dikme Bayramı başlamıştır.

1964: Bilgi İşlem Daire Başkanlığı adı altında halen hizmet veren ODTÜ Bilgisayar Merkezi kurulmuştur. Merkezi bilişim servislerini hizmete sunmakta olan merkez, Temmuz 1967'de kurulan ve Bölüm Başkanlığı'na Dr.Şafak Uzsoy'un atandığı Elektronik Hesap Bilimleri Bölümü'nün uygulama laboratuvarı (ODTÜ Merkezi Hesaplama Laboratuvarı) olarak aynı yıl faaliyet göstermeye başlamış ve böylece ODTÜ o dönemde, bilgisayarı Türkiye üniversiteleri arasında eğitim ve araştırma sistemine sokan ve bu amaçla ilk akademik birimi kuran üniversite olmuştur. Aynı sene içerisinde Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, Elektrik Mühendisliği A-B-C Blokları, Makine Mühendisliği A-B-C Blokları, Üçlü Laboratuvar, Yapı Statiği Laboratuvarı, Hidrolik Laboratuvarı, Kimya Mühendisliği, Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü, Kafeterya ve 1. ve 2. Yurtlar inşa edilmiştir. Bu sene içerisinde, Türkiye'nin ilk fen lisesi ODTÜ kampüsünde inşa edilmiş ve hizmete geçmiştir. Ayrıca ODTÜ, bünyesinde çalışanlar arasında okuma-yazma bilmeyenlere okuma-yazma öğreten ve bunu zorunlu kılan ilk üniversite olmuştur. Ayrıca yine bu sene içerisinde, Dünya'nın en önemli bilim insanlarından biri olarak görülen Oktay Sinanoğlu, ODTÜ'den mezun olmuştur.



1965: ODTÜ'nün başarısı ve çalışmaları Dünya çapında ses getirmeye başlamıştır. Winston Churchill anısına İngiliz hükümeti ODTÜ Kütüphanesi'ne 1000 cilt kitap hediye etmiştir ve bu sayede kütüphanenin içeriği 50.000 cildin üzerine çıkmıştır. O dönemlerde çok az sayıda bulunan çim futbol sahalarından biri ODTÜ'de açıldı. Böylece spor alanında faaliyetler hızlanarak arttı. ODTÜ kurulduğu yıllardan itibaren arkeolojik kazılara çok önem vermiş özellikle 60'lı yıllarda yapılmış olan kazılarda birçok eser bulunmuş ve koruma altına alınmıştır. Bu çalışmalardan yola çıkarak 1965 yılında Tarihi Eserlerin Restorasyonu ve Koruması Programı Mimarlık Fakültesi bünyesinde ve Rektörlüğe bağlı olarak başlatılmıştır.



1966-1975:


1966: Öğrenci sayısı 4560'a çıkmıştır. 105'i yabancı, 500'den fazla öğretim üyesi görev yapmaya başlamıştır. 99 adet doktora öğrencisiyle o dönemdeki en çok sayıda doktora çalışmasını yürüten üniversite ODTÜ'dür. ODTÜ Kütüphanesi bünyesine her sene 20.000 adet kitap ekleyerek Türkiye'nin önemli bilim kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bu sene itibariyle ODTÜ mezunu olan yüzlerceyle ifade edilen mühendis, iktisatçı, mimar, idareci ve bilim insanları Türkiye'nin dört bir yanında kalkınma çalışmalarına başlamışlardır.

Bu noktada, ODTÜ'nün çalışmaları ve bilim azminin yurtdışındaki etkilerini yabancılardan dinleyelim:

"…Orta Doğu Teknik Üniversitesini gezen herkesin, orada gördüklerinin derin etkisi altında kalacağına eminim. Şahsen, teşebbüsün azameti ve alınan başarılı netice karşısında hayrete düştüm. Başarınızdan dolayı sizi ve arkadaşlarınızı tebrik ederim…" (İngiliz Dışişleri Bakanı Mr. Michael Stewart)

1967: ODTÜ'de yürütülen akademik projelerin sayısı bir anda katlanarak artmış ve tek bir sene içerisinde 219 proje bir arada yürütülmüştür. Üniversitede eğitim veren akademisyenlerin sayısı 617'ye çıkmıştır. Teorik Kimya Bölümü ve Türkiye'de bir ilk olan Hesap Bilimleri Bölümü kurulmuş ve Modern Biyoloji Opsiyonu başlatılmıştır. Öğrenci sayısı 5127'ye çıkmıştır. Kütüphane'nin inşaatı tamamlanmıştır ve tek bir sene içerisinde kütüphaneye 14.620 yeni kitap eklenmiştir. Kütüphanenin bilimsel dergi ve periyodik sayısı 1456'ya yükselmiştir. 1967 ODTÜ Kütüphanesi Türkiye'nin, Orta Doğu'nun ve Balkanlar'ın en modern kütüphanesi olmuş ve aynı yıl 300.000 kişi kütüphaneden yararlanmıştır. 1967 yılında 8 yıl sürecek olan Keban bölgesi, arkeolojisi, tarihi, mimarisi, etnografyası, folkloru, müziği, dili ile bir bütün olarak incelenecek bir proje başlanmış ve proje başarılı bir şekilde ODTÜ tarafından yürütülmüş ve 1974 yılında tamamlanmıştır. 1967 yılında ODTÜ'den 239 lisans, 68 yüksek lisans öğrencisi mezun olmuştur. 



1968: Bu yılın yazında ODTÜ stadyumunda hala var olan "devrim" yazısı yazılmıştır. Böylece üniversitenin durağanlığa ve statükoculuğa karşı, devrimsel ve net duruşu tüm Dünya'ya ilan edilmiştir. Bu mücadele günümüzde de tüm gücüyle sürmektedir. Akademik kadro 718 kişiye çıkmıştır. Haziran 1968'de ODTÜ'den 355 lisans, 83 yüksek lisans öğrencisi mezun olmuştur. Ekim 1968'de 1400 yeni öğrenci ile ODTÜ'deki öğrenci sayısı 5422'ye çıkmıştır. Yine aynı yıl ODTÜ'nün kütüphanesine 16.569 yeni kitap eklenmiştir.

1969: Bu yıla kadar kampüs alanına 16.300.000 adet ağaç dikilmiştir. Ne var ki bu dönemde rektör Kemal Kurdaş, ABD Büyükelçisi Komer'in arabasının ODTÜ'de yakılması sonucu, almak zorunda kaldığı kararlar nedeniyle "istenmeyen adam" haline gelmiştir. 20 Kasım'da da, öğrencilerin baskıları üzerine, resmen görevi sonlandıracağını açıklamıştır. Bu dönem genellikle politik olaylarla geçmiştir.

1970: Politik nabza göre hareket eden Mütevelli Heyeti istifaya çağrılmış ve bu zorlu süreç aylarca sürmüştür. Sonunda 1 Mart'ta istifa eden Mütevelli Heyeti, ODTÜ'de işlerin yeniden hızlanmasını sağlamıştır. Tüm bu çalkantılı zamanlara rağmen ODTÜ hızla büyümeyi sürdürmüştür ve yepyeni binalar açılmıştır.

1971-1972: Son derece zorlu geçen bu zamanlarda, 12 Mart darbesi sonucu sayısız akademisyenin görevine son verilmiş ve ODTÜ oldukça kan kaybetmiştir. Buna rağmen Çevre Mühendisliği Bölümü kurulmaya başlanmış ve günümüzde halen hizmet veren Sosyal Bina inşa edilmiştir.

1973: ODTÜ, Gaziantep Üniversitesi'nin temellerini atmıştır. Böylece bir başka şehirde, yepyeni bir üniversite kurulmasına ön ayak olunmuş, Makina Mühendisliği bölümü açılmıştır. Aynı sene içerisinde Gaziantep Üniversitesi'ne Elektrik Mühendisliği Bölümü de ODTÜ tarafından açılmıştır. 1974 yılında Temel Bilimler Bölümü ile Lisan Bölümü kurulmuş, Fakülteye 1977 yılında Uygulamalı Kimya Bölümü eklenmiştir. 1981 yılında İnşaat Mühendisliği kurulmuş, 1982 yılında Uygulamalı Kimya Bölümü Gıda Mühendisliği Bölümü'ne, Temel Bilimler Bölümü Fizik Mühendisliği Bölümü'ne dönüştürülmüştür. Böylece ODTÜ, Gaziantep'te sıfırdan bir üniversite yaratmıştır. 27 Haziran 1987'de ODTÜ'nün bu kolu, Gaziantep Üniversitesi'ne dönüştürülmüştür.

1974: ODTÜ, bu zamana kadar kendi öğrencilerini hep kendisi seçmiştir. Ancak bu seneden itibaren Üniversite Seçme Sınavı sistemine dahil olmuştur. Türkiye tarihinin en önemli fizikçileri ve matematikçileri arasında yer alan Feza Gürsey ODTÜ'den mezun oldu.

ODTÜ Ormanı Öncesi Arazi...


1975: ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü İçel-Erdemli'de 1975 yılında, fiziksel oşinografi, deniz biyolojisi ve jeofiziği üzerine disiplinler arası lisansüstü eğitim ve araştırma yapmak üzere kurulmuştur. İlk teknesi ODTÜ Ankara kampusunda imal edilmiştir. ODTÜ Fizik Bölümü'nün kuruluşundan (1960) sonra oluşan 'Astrofizik' anabilim dalındaki çalışmalarının çoğunluğunu 'Kuramsal Gökfizigi' ve 'Yıldız Evrimi', ve gözlemsel olarak da 'X-ışını kaynakları' ve 'Atmosferik Işımalar' oluşturmuştur. Buna bağlı olarak 1975 yılında gözlemevi kurulma çalışmaları başlamıştır. Gözlemevinin projesi ODTÜ'nün mimari 'Çinici' tarafından yapılmıştır. Ancak tam 11 yıl sonra Gözlemevi binası yapılmaya başlanmıştır (1986). Ahlatlıbel yerine bütçe kısıtlamaları nedeniyle yerleşke sınırları içinde ve kubbesi ODTÜ atölyelerinde yapılmıştır. Metalurji Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Çevre Mühendisliği Bölümü, Elektrik Mühendisliği Bölümü Yüksek Gerilim ve Süreç laboratuarları, Merkezi Kütüphane ek binası ve 7. yurt binaları tamamlanmıştır.



1976-1985:


1976-1977: Yine çok sayıda karmaşa ile geçmiş bir dönemdir. Terkedilmiş durumda olan ODTÜ aylarca boş kalmış, dersler yapılmamış, mezun verilmemiş, ülke ekonomisi önemli ölçüde zarara uğratılmıştı. 9 ay içerisinde sadece 15 gün ders yapılabildi. Bu süre zarfında ODTÜ bitirilmeye çalışıldı. Bazı öğretim üyelerinin bir veya birkaç defa arabaları bombalandı. ODTÜ ile ilişkisi olan hemen herkes tehditlere maruz kaldı. Neyse ki, ODTÜ maddi kayıplar dışında hiçbir can kaybı vermeden, bu zorlu dönemleri başı dik bir şekilde atlattı. Sene içerisinde yapılan bir öğrenci boykotuna bombalı saldırı yapılmış; ancak kimseye zarar gelmemiştir. 1977'nin sonuna kadar derslere tüm hızıyla dönüldü ve ODTÜ eski hızına kavuşmaya çalıştı. Bu sırada araştırmalar olabildiğince sürdürüldü ve Türkiye'de bilim üretilmeye devam edildi.

1978: ODTÜ, yitirdiği zamanı geri kazanmak için öğrenciler ile yönetim arasında anlaşma yapılarak 1'er dönem ek sömestre yapıldı. O sene özellikle sıcak olan yaz aylarına rağmen tüm öğretim görevlileri ve öğrenciler eğitimleri tüm hızıyla sürdürdüler. Bu dönem içerisinde ODTÜ'nün yıldızı yeniden parlamaya başladı. Bütçesi 1 senede 3 katına kadar çıktı, uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makale sayısı katlanarak arttı. Bu durumdan rahatsız olunmuş olmalı ki, ODTÜ'ye saldırılar da hız kazandı. Bu sene içerisinde ODTÜ'den Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne transfer olan Dr. Necdet Bulut silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Aynı zamanlarda ODTÜ kafetaryasına bombalı saldırı düzenlendi ve Elektrik Mühendisliği asistanlarından İbrahim Baloğlu ağır yaralandı ve 1 hafta sonra hayatını kaybetti. Benzer bir saldırı da Kızılay'da ODTÜ otobüsünden inen öğrencilere yapılan saldırıdır. Kısaca ODTÜ, her yönden bitirilmeye çalışıldı.

Modern ODTÜ Kampüsü'nden bir kare...


1979: Bu sene içerisinde, bu zamana kadar verilen mezun sayısı on binlerle ifade edilmeye başlandı. ODTÜ mezunu olan 1.000 kadar yabancı öğrenci, yurtdışı ile Türkiye arasındaki ticari köprüleri kurdu. Bu sene içerisinde ODTÜ'de 13.000 civarında öğrenci, 707 tam görevli ve 54 ek görevli öğretim üyesi ile 350 öğretim yardımcısı bulunmaktaydı. Bu dönemde ODTÜ Türkiye'nin en işlek bilim merkezi olarak TBMM kayıtlarına bile geçmekteydi. Bu yıla kadar yapılanlar arasında dört fakülte ve 32 bölüm ile her yıl 2.500 öğrenciye yabancı dil eğitimi yapabilecek İngilizce Hazırlık Okulu, Üniversite Kütüphanesi, Kafeterya, Öğrenci Yurtları, Personel Lojmanları, 2 Spor Salonu, Açıkhava Spor Tesisleri ve Stadyum, Isı Santralı, Ağaçlandırma ve Teknik İşler Atölyeleri gibi önemli yapıtlar yeralmaktadır. Geride bıraktığı 23 senesi içerisinde verdiği mezunlar, Türkiye'nin gelişiminde kilit rol oynamıştır. Sadece 13 sene içerisinde ODTÜ'den 17 öğretim üyesi Bilim Ödülü, Teşvik Ödülü ve Sanayi Bakanlığı'nın 50. Yıl ödülü gibi önemli bilim ve hizmet ödülleri almışlardır. Sadece 6 sene içerisinde ODTÜ içerisinde 280 proje üretilerek özel ve resmi kuruluşların sorunlarına bilimsel ve teknolojik çareler üretilmiştir. Sadece 6 sene içerisinde o dönemin parasıyla 112 milyon liralık araştırma projesi üretilmiştir. Bu projelerin birçoğu sayesinde Türkiye'ye milyonlarca liralık yatırım yapılmıştır. ODTÜ'nün çalışmaları sayesinde birçok yeni devlet kurumunun temeli atılmış, Merkezi Nüfus İdaresi gibi önemli birimlerin kuruluş etütleri ODTÜ tarafından yapılmıştır. 44 milyon metrekarelik çıplak araziye yerleşen ODTÜ Kampüsü'ne 18 milyon ağaç dikildi, sıfırdan bir orman yaratıldı. 



Üstelik ODTÜ, kendi yarattığı ormanına o kadar saygı duymaktaydı ki, aşağıdaki gibi hoş görüntüler bile çıkmaya başladı:



1979 senesi itibariyle ODTÜ'de 51'i Profesör, 119'u Doçent, 284'ü Yardımcı profesör, 307'si Öğretim görevlisi, 54'ü Ek görevli öğretim üyesi, 343'ü Asistan olmak üzere 1104 akademik çalışan bulunmaktadır ve bunların 39'u yabancıdır. Aynı sene içerisinde ODTÜ'de 636'sı yabacı 10.966 öğrenci vardır. Son 23 sene içerisinde ODTÜ 9.050'si lisans, 2.367'si yüksek lisans, 94'ü doktora olmak üzere 11.511 mezun vermiştir. 

1980-1982: YÖK'ün getirdiği sistem ile tamamen özerkliğini yitiren ODTÜ, bütçe konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başlamıştır. YÖK'ün üniversitelerdeki yeniden yapılanma çerçevesinde üniversitemizde de değişiklikler olmuştur. Beşeri İlimler Bölümü, YÖK'ün kararı ile 1982 yılında lağvedilmiştir. Bu bölümden (FEF) Felsefe, Tarih, (YDYO) Modern Diller, ve (Eğt. Fak) Yabanci Diller Eğitimi Bölümleri doğmuştur. 1979 yılında Kimya Bölümü içinde bir dal olarak yer alan Gıda Mühendisliği, 1982 yılında bağımsız bölüm olarak kurulmuştur. Dünya'nın en saygın matematik profesörlerinden Cahit Arf, bu tarihe kadar ODTÜ'de ders vermiştir.

1983: Üniversiteler YÖK tarafından tasfiye edilmeye başlanmıştır ve en ağır darbeler ODTÜ'ye vurulmuştur. Böylece ODTÜ'deki bilimsel çalışmalar neredeyse tamamen durdurulmuştur. Sadece 1 sene içerisinde 200 akademisyen bir daha asla göreve kabul edilmeyecekleri belirtilerek üniversitelerden atılmıştır. Ayrıca ODTÜ personeline yönelik de kıyım başlatılmış, 400'den fazla personel istifa etmiştir.

1984-1985: ODTÜ, bu dönemde tüm kayıplarına rağmen gelişmiş üniversite statüsünde bulunmaktaydı. Buna rağmen, verilmesi gereken bütçe ciddi miktarda kısılarak ODTÜ'deki araştırmaların kaynakları daraltıldı. Bu sebeple birçok akademisyen ve personel işlerini bırakmak zorunda kaldı. Özellikle Bilkent Üniveritesi gibi özel üniversitelere geçmek zorunda kalan akademisyenler, ODTÜ'yü ciddi kan kaybına uğratmıştır. Bu sebeple, 1985 yılında ODTÜ Rektörü Prof. Gönlübol ile Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. İhsan Doğramacı arasında bir anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Bilkent Üniversitesi 5 sene boyunca ODTÜ akademisyenlerini işe alamayacaktır.



1986-1995:

1986: 26 Nisan 1986'da Çernobil nükleer santralinin bir reaktörü patlamış, radyoaktif maddeler çevre ülkelerin yanısıra Türkiye'de Karadeniz bölgesini etkilemiştir. ODTÜ Kimya Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Olcay Birgül ve Dr. İnci Gökmen ve Biyoloji Bölümü'nden, Evrim Ağacı'nın akademik danışmanlarından olan merhum Dr. Aykut Kence bu konuda çalışmaya başlamıştır. 9. Yurt ve Makina Müh. D bloğu Behruz Çinici tarafından yapılmıştır. ODTÜ Gözlemevi Binası yapılmaya başlanmıştır.

ODTÜ Kampüs İçi Ana Yürüyüş Caddesi


1987: 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükler faciasının etkileri görülmeye başlamıştır. Bu konuda araştırmalarını sürdüren Kimya Bölümü'nden Dr. Olcay Birgül ve Dr. İnci Gökmen ile Biyoloji Bölümü'nden Dr. Aykut Kence, 16 Ocak 1987’de Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanı'na 'Çayda Radyoaktivite Ölçümleri' adlı bir rapor sunmuştur. 27 Ocak 1987'de de Hürriyet Gazetesi "Çayda Yeni Alarm, Başbakanlığın Yasakladığı ODTÜ Raporunu Yayınlıyoruz" başlığıyla çıkmıştır. Bu haber üzerine TAEK Başkanı Özemre, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gönlübol'a bir mektup göndermiştir. Özemre raporu, "Adi ve pespaye bir gayeye vasıta kılmak gayretkeşliği" olarak değerlendirmektedir. Raporu yazan bilim insanları, Radyasyon Güvenliği Komitesi'nin üniversitelere uyguladığı radyasyon ölçümleri ve açıklamaları yasağının kaldırılmasını istemiştir. Dr. Birgül, Dr. Gökmen ve Dr. Kence, 1988'de Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Ödülü'ne layık görülmüştür. Ayrıca bu sene içerisinde Türkiye'nin ilk Teknopark'ı kurulmaya başlamıştır.

1988: Üniversitemiz'in Kuruluş Yasası 27 Mayıs 1959 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiştir. Üniversite Senatomuz bu tarihi esas alarak 27 Mayıs gününü Orta Doğu Teknik Üniversitesi Günü olarak belirlemiş ve bu günü her yıl bir törenle kutlama yönünde tavsiye kararı alınmıştır. 1988 yılından itibaren 27 Mayıs'ın yer aldığı haftanın son iş günü ODTÜ Günü olarak kutlanmaktadır.

1989: Bu dönemde bilgisayar kapasitesi artırıldı. Kampus fiber optik bilgisayar ağı oluşturuldu ve uluslararası ağlara bağlandı. Kişisel bilgisayar sayısı 1000'e ulaştı. Rektörlüğe bağlı olarak seçmeli dersler yürütmek üzere Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü kuruldu. Bu sene içerisinde, Türkiye'nin en önemli Makina ve Endüstri Mühendisleri'nden biri olarak görülen Halim Doğrusöz ODTÜ'den mezun oldu.

1990: ODTÜ Teknopark kullanıma açılmıştır. O günden bu yana Türkiye'deki en önemli bilimsel faaliyetler bu teknoparkta yürütülmektedir. Aynı yıl içerisinde, teknoloji tabanlı girişimci firmalara maddi, manevi ve lojistik anlamda destek olmak amacıyla, ODTÜ ve KOSGEB arasında imzalanan işbirliği protokolüyle Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) açılmıştır. 12 Eylül sırasında görevinden alınan akademisyenler, ODTÜ'ye geri dönmeye başlamıştır.

Devrim Arabaları: ODTÜ Müzesi'nde duran ilk yerli üretim otomobil


1991: ODTÜ, Türkiye'nin bilim merkezi haline gelmiştir. Endüstri ve kamu sektörü ile olan ilişkileri geliştirmek amacıyla ODAK (Orta Doğu Araştırma Kurumu) kurulmuştur. Rektörlüğe bağlı araştırma ve uygulama merkezleri kurularak araştırma odaklı üniversite amacını gerçekleştirmenin ilk temelleri atılmaya başlamıştır. Çanakkale Araştırma Merkezi, Karadeniz ve Orta Asya Ülkeleri Araştırma Merkezi, HKK Arge ve İleri Eğitim Koordinasyon Merkezi, Güneydoğu Anadolu Projesi Araştırma ve Uygulama Merkezi (GAP) ve Sürekli Eğitim Merkezi kurulmuştur. İlk kez Yaz okulu uygulaması başlatılmıştır.

1992: Türkiye'nin İlk CAD/CAM Merkezi, Türkiye'de Bilgisayar Destekli Tasarım, İmalat ve Robotik konularının öncülüğünü yapan BİLTİR Merkezi 1992 yılında ileri teknolojileri içeren alt yapısı ile doğrudan Rektörlüğe bağlı olarak kurulmuştur.

1993: ODTÜ, Türkiye'nin ilk internet ağını kurmuş, ülkemize interneti getirmiştir. 12 Nisan 1993'te Ankara-Washington arasında kiralık hatla kurulan bağlantı ile Türkiye internetle tanışmıştır. Türkiye 1993 yılında iki .tr uzantılı web sitesiyle internet dünyasına girmiştir. ODTÜ Web Hizmeti (METU-CWIS) 1993 yılının sonunda hizmete sokulmuştur. Medya alanında üniversitelerde bir ilk gerçekleşerek Görsel-İşitsel Sistem Araştırma ve Uygulama Merkezi GİSAM kurulmuştur.

Modern Odtü

1994: ODTÜ'lü bir grup öğrenci, bir üniversite radyosu fikriyle rektörlüğe gitmiştir. ODTÜ'nün sesini daha geniş kitlelere duyurmaya sıcak bakan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Süha Sevük'ün desteği ve ODTÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Çalışkan'ın desteği ve yoğun çabalarıyla "genç radyocular" kuruluş çalışmalarına başlamıştır. Prof. Dr. Feride Acar öncülüğünde Kadın Çalışmaları anabilim dalı programı çerçevesinde Kadın Çalışmaları yüksek lisans programı açılmıştır. Jeoloji Bölümü bünyesinde Jeoloji müzesi kurulmuştur.

1995: ODTÜ, kuruluşundan bu yana gerçekleştirdi ağaçlandırma çalışmaları nedeniyle Ağa Han Mimarlık Ödülüne layık görülmüştür. Radyo ODTÜ, EBİ Yurdunun altında 103.1 frekansında yayına başlamıştır.



1996-2006: 


1996: ODTÜ Yayıncılık (METU Press) Türkiye'deki üniversite öğrencilerinin ders ve başvuru kitabı ihtiyacını karşılayan kültürel, bilimsel ve eğitim amaçlı yayınlar yapan saygın üniversite yayınevlerinin arasına katılmak amacıyla yayın hayatına başlamıştır.

ODTÜ Devrim Stadı


1997: 1997 yılında ODTÜ-TEKPOL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi kurulmuştur. Bilim ve teknoloji politikaları ile ekonomik kalkınma konularında disiplinlerarası teknik ve bilimsel araştırmalar yürütmektedir. Teknokent'in ilk bölümü olan ODTÜ-Halıcı Yazılımevi'nin 1997 yılında temeli atılmıştır. Aralık ayında, kar amacı gütmeyen bir öğrenci topluluğu olan IEEE ODTÜ Öğrenci Kolu tarafindan ilk defa BİLTEK dergisi çıkarılmaya başlanmıştır. Bu dergi, bir "Bilgisayar, İletişim Teknolojileri ve Elektronik" dergisidir. Tiraji 4000'dir.

1998: ODTÜ Geliştirme Vakfı Anadolu sathına yayılan okullar açma projesi başlamıştır. İlk olarak Ankara, Denizli, Mersin ve Niğde'de kurulan okullar faaliyette geçmiştir. Bu okulların sayısı 10-12'ye çıkması planlanmıştır. Bu okulların amacı sadece ODTÜ'ye öğrenci yetiştirmek değil, yeni bir eğitim modelini Anadolu sathında uygulamak ve yaygınlaşmasını sağlamaktır. ODTÜ-TSK MODSİMMER Merkez statüsü kazanmadan önce Genelkurmay Başkanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve ODTÜ arasında 19 Kasım 1998'de imzalanan protokol ile MODSİM-LAB olarak kurulmuştur. 24 Haziran 1999'da ODTÜ yerleşkesinde yapılan yeni binasında hizmete açılmıştır.

1999: 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Türkiye'yi derinden sarsan Marmara Bölgesi depreminde üniversitemiz sosyal sorumluluk çerçevesinde ODTÜ yardım köprüsü oluşturmuştur. Deprem yardımlarının koordinasyonunu sağlamak ve ihtiyaçları günlük olarak duyurmak için http://deprem.metu.edu.tr sitesi oluşturulmuş, yardım faaliyetleri bu site aracılığıyla etkin bir şekilde yürütülmüştür. niversite Yönetim Kurulu'nun aldığı kararlar doğrultusunda Araştırma Fonu Yönetim Kurulu tarafından, fakülte ve bölümlerin AFP havuzlarında bulunan kaynağın, yaşanan deprem ve sorunları üzerine araştırmalarda kullanılmak üzere ayrılmasına karar verilmiştir. Üniversite Yönetim Kurulu tarafından gelen projelerden 10'una öncelikle destek verilmesi kararlaştırılmıştır. Deprem Araştırma Merkezi danışmanlığında GİSAM Marmara Depremine ilişkin bir belgesel hazırlanmış ve bu belgesel Deprem araştırma Merkezi tarafından çok sayıda konferansta gösterime sunulmuştur. 1999 yılında ODTÜ'nün girişimiyle Bilkent, Boğaziçi, Çukurova, Dokuz Eylül, Ege, Gazi, Hacettepe, İTÜ, Koç, ODTÜ, Sabancı üniversitelerinin katılımıyla Ankos (Anadolu Üniversite Kütüphaneleri Konsorsiyumu) oluşturulmuştur. ODTÜ Matematik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Yasemin Dalkılıç 68 metre serbest dalış yaparak Dünya Rekoru kırmıştır. Dalkılıç, üstün başarı bursu ile ödüllendirilmiştir.

ODTÜ'de Bahar Şenliği


2000: ODTÜ eski rektörü Kemal Kurdaş, ABD'de faaliyette bulunan,"Tasarım ve Süreç Bilimi Derneği" (Society For Design and Process Science) tarafından düzenlenen, "Küresel Disiplinleri Kateden Öğretim, Araştırma ve Eğitim" (Global Transdisciplinary Education, Research and Training) konulu çalıştayda, Herb Simon Altın Plaket ödülünü almıştır. Kemal Kurdaş, takdim edilen ödül çekini üniversitemizin öğrenci burs fonuna bağışlamıştır. Kuzey Kıbrıs Güzelyurt bölgesinde Kalkanlı mevkiinde Türkiye'nin katkılarıyla kurulacak Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampusunun temeli atılmıştır. 2000 yılından bu yana ODTÜ Tahribatsız Muayene Merkezi'nde EN 473 ve EN ISO 17024 standardlarında belirtilen kurallara uygun olarak çalışan bağımsız bir sertifikalandırma merkezi kurulmuştur. Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen bir uygulamayla, IEEE802.11b teknolojisini kullanarak 11Mbps bant genişliğinde, Kütüphane, Kültür ve Kongre Merkezi'nde ve yerleşke dahilinde bazı açık alanlarda kablosuz ağ (wireless network) erişim hizmeti verilmeye başlanmıştır.

2001: Üniversite-Sanayi işbirliğini arttırmak amacıyla kampusta kurulan TEKNOKENT bu yeni yasa ile Türkiye'nin ilk yasal Teknokent'i olmuştur. 37 firmanın yer aldığı Teknokent'in üçüncü binasının temeli atılmıştır. ODTÜ lisans programlarını tanıtmak amacıyla İlk kez tanıtım fuarı organize edilmiş ve ODTÜ TANITIM FUARI yaklaşık 6000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uygulamalı Matematik Enstitüsü kuruluş çalışmaları başlamıştır. Bilim ve Teknoloji Müzesi kuruluş çalışmaları başlamıştır.

2002: 2002 Haziran ayında, AB projelerinde güç birliği oluşturmak üzere Üniversitemiz, Ankara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi ile birlikte "Üniversitelerarası Avrupa Birliği İnisiyatifi"ni kurmuştur. Avrupa Birliği İnisiyatifi, 6. Çerçeve programlarının 7 ana temasında toplam 12 çalıştay düzenlemiş ve ülke çapında ulusal ağlar oluşturmak ve Türkiye Araştırma Alanını kurarak Avrupa Araştırma Alanı ile bütünleşmek üzere ülke çapında bir seferberlik başlatmıştır. Bu sene ilk defa Uluslararası ODTÜ Robot Günleri düzenlenmiş, böylece Türkiye tarihindeki ilk robot yarışması yapılmıştır.

ODTÜ'de sıradan bir direniş günü... ODTÜ'nün direniş ve boyun eğmeme kültürünü "anarşiklik" olarak yorumlamak, ODTÜ geleneğini bilmemekten ve kısıtlı bir dünya görüşünden kaynaklanır. ODTÜ, karşısında muhalefet olmayan gücün en tehlikeli güç olduğunu en iyi bilen insanların yarattığı bir kültürdür. Mücadelesi de bununla ilgilidir. Ancak ODTÜ'deki çoğunluğun solcu ya da dinsiz olduğu yanılgısı, aşılması gereken bir hatadır. Azınlık ama kendi doğruları çerçevesinde çalışkan olan grupların sesi gür çıktığı için böyle bir algı oluşmaktadır.


2003: Amerika Birleşik Devletlerinde mühendislik bölümlerini akredite eden ABET adlı kuruluşun yeni kriterlerine göre eşdeğerlik alan ilk Avrupa Üniversitesi ODTÜ olmuştur. Türkiye'de 13 mühendislik bölümünün tümü ABET'den eşdeğerlik alan tek üniversite de ODTÜ'dür. Avrupa Üniversiteler Birliği'nin kurumsal değerlendirmesinden başarı ile geçmiş olan ODTÜ'nün bu birikimlerini Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Moldovya'da bulunan 20 üniversitenin rektörlerine aynı yıl düzenlenen çalıştaylar ile aktarılmıştır. Bu yıl ilk kez Kuzey Kıbrıs Kampüsü, State University of New York ile ortak diploma programına öğrenci alınmıştır. Böylece Orta Doğu Teknik Üniversitesi ülke dışında kampüs açan ilk Türk Üniversitesi olmuştur. Evrensel müzik alanında ülkemizi en iyi şekilde uluslararası platformda temsil eden İdil Biret ve Suna Kan'a 2 Mayıs 2003 günü düzenlenen törende Onursal Felsefe Doktorası verilmiştir. Klasik batı müziği ile ilgilenen gençlere destek verebilmek için üniversitemizde ODTÜ GENÇ YETENEKLER SENFONİ ORKESTRASI kuruluş çalışmaları başlamıştır. ODTÜ-Teknokent bünyesinde Savunma Teknoloji Geliştirme Bölgesi (SATGEB) kurulmasına karar verilmiştir. Aysel Sabuncu tarafından yaptırılarak Üniversitemize bağışlanacak olan "Aysel Sabuncu Yaşam Merkezi" de tamamlanma aşamasına gelmiştir. Teknolojinin bilgisini, kültürünü korumak ve paylaşmak amacı ile Üniversitemizde başlatılan ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi kuruluş çalışmalarının ilk etabını oluşturan "ODTÜ BİLİM TEKNOLOJİ" Sergisi 30 Nisan 2003 tarihinde Kültür ve Kongre Merkezi Kapalı Sergi Alanı'nda (Kapalı Tenis Kortu) açılmıştır.

ODTÜ'deki meşhur bilim insanları büstlerinden bir örnek: Einstein


2004: Rektörlüğe bağlı olarak çalışmalarını sürdürecek olan ve AR-GE Eğitim ve Ölçme ve Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji AR-GE Merkezleri olarak yapılandırılan Merkezi Laboratuvar'ın açılışı 8 Aralık 2004 tarihinde gerçekleştirlmiştir. Merkezi Laboratuvar, ODTÜ'nün ulusal ve uluslararası proje potansiyelini ve üniversite sanayi işbirliğini artıracak donanıma sahiptir. Diğer üniversitelerdeki doktoralı genç öğretim elemanlarının ODTÜ'de araştırma yapmasına olanak sağlamak üzere geliştirilen Doktora Sonrası Araştırma Programı (DOSAP), ülkemizde ilk kez uygulanmakta olup, bu proje kapsamında 15 doktoralı genç, üniversitemizde araştırma yapmaktadır. Bu yıl boyunca Bilim ve Teknoloji Müzesi binalarının inşaatları, İş Bankası ve MESA'nın maddi desteği ile devam etmektedir. Toplam 3.500m2 kapalı alanı olan müze, 10.000m2 açık hava sergi alanı, bir gölet ve açık hava amfisi içerecek şekilde düzenlenmektedir. Yapılar, çelik taşıyıcı ve gergi sistemi ile üretilmektedir. Müzenin tasarımı Doç.Dr. Ayşen Savaş ve Araş. Gör. Barış Yağlı tarafından gerçekleştirilmektedir.

2005: Seçkin öğretim üyesi kadrosu ve modern altyapısı ile, öğrencilerine uluslararası standartlarda eğitim-öğrenim olanağı sunan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü, 23 Eylül 2005 tarihinde birisi State University of New York ile ortak uluslararası lisans programı olmak üzere, toplam 8 programa kayıtlı 460 öğrencisi ile eğitime başlamıştır. Bu sene içerisinde ilk mezunlarını vermiş olan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nda, 5'i yurtdışında olmak üzere 28 üniversiteden toplam 572 öğrenci eğitimlerine başarı ile devam etmektedir. e-üniversite olma hedefine yönelik çabalar sürdürülmüştür. Akıllı sınıf sayısı 4'e çıkarılmıştır. Bunun yanısıra, kampüs içindeki sınıfların altyapıları geliştirilmiş, bilişim teknoloji araçları ile donatılmış, canlı yayın ve kayıt yapılabilen çağdaş sınıfların sayısı artırılmıştır. 

2009: Dünya'nın dört bir yanında çalışmalarını sürdüren ODTÜ mezunlarının sayısı 90.000'i geçti. 

2011: Thomson Reuters isimli Dünyaca ünlü kurum tarafından hazıranan Times Higher Education (Times Yüksek Eğitim) sıralamasında ODTÜ Dünya'daki en iyi 183. üniversite olarak gösterilmiştir.

2012: Times Higher Education tarafından Dünya'nın en iyi 289. üniversitesi olarak gösterilmiştir. Öte yandan bu sene ODTÜ ilk defa, aynı kurumun hazırladığı Dünya'nın En Saygın Üniversiteleri listesinde 96. sırada yer almıştır. Böylece ODTÜ, Dünya'nın en saygın üniversiteleri arasına Türkiye'den giren ilk üniversite olmuştur.

2013: Times Higher Education tarafından Dünya'nın en iyi 213. üniversitesi olarak gösterilmiştir. ODTÜ, bu sene içerisinde, Dünya'nın en saygın 53. üniversitesi olarak gösterilmiştir. Bu sene içerisinde ODTÜ arazisi içerisinden geçecek ve yasal olarak onaylanmamış bir yol çalışması amacıyla ODTÜ Ormanı'nda binlerce ağaç katledilmiş, ODTÜ'nün temellerini atan ve bugüne kadar ormanını koruyan ODTÜ'lülerin emekleri 1 gece içerisinde hiçe sayılmıştır. Bunun üzerine ODTÜ'lüler ve ODTÜ'ye sahip çıkan insanlar bir araya gelerek, 3.500 civarında fidan dikerek zaman kaybetmeden ağaçlandırma çalışmalarını başlatmışlardır. Bu dikim çalışmalarından bir kare aşağıda görülmektedir:





---

İşte ODTÜ'nün son 50 yılı bu şekilde geçti. Burada birçok konuya yer veremedik, hem yer darlığından, hem de sahamızın dışına çıkmak istemeyişimizden. Kaynaklarımıza giderek çok daha detaylı bir şekilde yapılanları ve ODTÜ'nün başından geçenleri okuyabilirsiniz. Biz de, yıllar geçtikçe bu yazımızı güncelleyecek ve ODTÜ'nün bilime katkılarının bir özetini burada barındıracağız.

Bu kadar zor şartlar altında, Türkiye gibi bilimsel algıdan yoksun, bilime değer vermekten uzak bir ülkede, Dünya standartlarında işler yapan ODTÜ, Türkiye'nin geliştirdiği en kıymetli değerlerden birisidir. Sadece ODTÜ mensupları değil, Anadolu coğrafyasının karanlıktan çıkıp özgürleşmesi, bilimselleşmesi ve yükselmesi gibi fikirlere sahip olan her bireyin ODTÜ'yü sahiplenmesi ve geliştirmesi gerekmektedir. Her dönemde olduğu gibi, 2013 yılı itibariyle de, dört bir koldan ODTÜ'ye saldırılmakta, ODTÜ'nün özgür, dik başlı, bilimsel ve hedef odaklı yapısı yıpratılmaya ve böylece uysallaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu, asla başarılamayacaktır, boş bir emek, umutsuz bir çabadır. Hiçbir kişi ve kurum, ODTÜ'yü küçümseyecek ve yerecek, hele ki bilim dalında ODTÜ'yü küçük görecek, Türkiye için önemini aşağılayacak cüreti kendisinde bulamamalıdır. Elbette yapılan her iş eleştirilebilir; ancak eleştirilerin altı dolu, eleştiri sahiplerinin konular hakkında belli bir bilgi birikimi olmalıdır. Bunun haricinde sarfedilecek her söz boş laftan öteye gidemeyecektir. 

Bizler, ODTÜ mezunları ve öğrencileri olarak, Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece ODTÜ'yü sahiplenmeyi ve kollamayı sürdüreceğiz.

Borcumuzdur.

Yazan: ÇMB (Evrim Ağacı)
0 Yorum